Omnissiah
80+ Bronze
- Katılım
- 1 Eylül 2021
- Mesajlar
- 1,033

havacılık tarihinin ilklerini başarmış uçaklarından biri olan f-84 thunderjet aynı zamanda ordumuzunda kullandığı ilk jet uçağı olması ile bizim içinde bir ilkti.
İkinci dünya savaşından önce Rusyadan göç edip Amerikaya yerleşen gürci asıllı Alexander Kartveli adlı mühendis hem savaş sırasında hem savaştan sonra oldukça ikonik avcı uçağı tasarımlarına imza atmıştı.
dönemin kısıtlamalarına rağmen savaşın en ikonik uçaklarından biri olan p47 thunderbolt uçağı buna bir örnekti

p47 o dönemin avcı uçaklarına kıyasla devasa bir avcı uçağı idi ama onu diğerlerinden ayıran en büyük şey, o boyuta rağmen oldukça hızlı bir şekilde dalış yapabilmesi, hızlı uçabilmesi ayrıca üzerinde devasa miktarda bomba, füze ve tamı tamına 8 adet 50 kalibre makineli tüfek taşıyabilmesiydi. Yani p47 hem havadan karaya etkili saldırılar yapabiliyor ama aynı zamanda etkileyici mühimmat ve silahları ile düşman uçaklarını kelimenin tam anlamıyla parçalarına ayırabiliyordu.
Not:meşhur A-10 thunderbolt uçağındaki thunderbolt adı p47 thunderbolt uçağına saygı amacıyla verilmiştir
Fakat ikinci savaşının sonunda jet uçaklarının sahneye çıkması dengeleri değiştiren olay olmuştu, hele almanların ürettiği ME 262 uçağı karşısında o zaman İngilizlerin ürettiği Gloster Meteor haricinde müttefiklerin verebileceği bir cevap yoktu.
Bunun üzerine Alexander Kartveli tasarım ekibiyle birlikte yepyeni bir avcı uçağı üzerinde daha savaş bitmeden çalışmalar yapmaya başlamıştı.
ilk önce p47 uçağının jet motorlusu yapılmaya çalışıldı ama bu pek başarılı olmadığı için proje iptal edildi. Onun yerine yepyeni bir tasarım üzerinde karar kılınmıştı.

f-84 nitekim 1946 yılında yani savaştan 1 yıl sonra uçuşunu yapmış ve havacılık sahnesinde kendisini göstermeye başlamıştı, bu jet hem bazı avantajlara hemde dezavantajlara sahipti.
Avantajlarına gelirsek bu uçak hızlı bir uçaktı hatta dönemin en hızlı uçaklarından birisiydi, ayrıca dünya tarihinde havadan havaya yakıt ikmali alabilen ilk uçak olmasıyla havacılık tarihine geçmişti.
Bir diğer avantajı ise bu uçak ciddi miktarda bomba ve füze taşıyıp kara kuvvetlerine yakın hava desteği verebiliyordu, yine düşmanın stratejik noktalarına saldırılar yapabiliyordu. (ayrıca ilk nükleer bomba taşıyan avcı uçağıdır)
Kore savaşında düşmanın yer hedeflerinin önemli bir kısmını f-84 thunderjetler imha etmiştir.
Ondan önceki muadili p47 gibi çok sayıda 50 kalibre makineli tüfek ve mermi taşıyabiliyordu yani tam yükle kalkan thunderjet uçakları özellikle yer hedeflerinin korkulu rüyalarından birisiydi.

fakat bu uçağın dezavantajlarıda vardı, mesela kanatların düz olması belirli hızdan sonra kopmalara neden oluyor ve uçak havada parçalanıyordu, bir diğer dezavantajı ise hızlı olmasına rağmen manevra bakımından diğer rakipleri mig 15 gibi uçaklara kıyasla yeterli değildi bu sebepten dolayı bu uçak kore savaşıyla birlikle avcı uçağı yerine saldırı uçağı olarak kullanılmaya başlandı ama bu onun en az 8 mig 15 düşürmesini engellemedi.
Amerikalılar kore savaşından ders alıp aynı mig-15 gibi ok açılı kanatlara sahip o meşhur Sabre serisi uçakları üretmeye başladılar ve kısa sürede mig 15 uçaklarının karşısına sürdüler

Gelelim Türk Havacılığına
Türk hava kuvvetleri natoya üye olmamız ile birlikle 1952 yılında 400 adetten fazla f-84 uçağını envanterine katmış ve bizim kullandığımız ilk jet uçağı olmuştur ve 1966 yılına kadar aktif görevlerde kullanılmıştır.
bu uçak ilklerin uçağıdır demiştik ayrıca natonun ilk muharip kadın pilotu 2001 yılında kaybettiğimiz leman altınçekiç bu uçakla uçarak adını havacılık tarihine yazdırmıştır.
f-84 uzun dönem Türk hava kuvvetlerinin belkemiği iken ortaya daha gelişmiş sabrelerin çıkması ile yavaş yavaş aktif görevden çekildi ve 1960'lı yıllarda tamamıyla emekli edildi.

