Ne olması bekliyorduk ki? Spora yatırım yapmadan, insanların ay sonunu düşünmeden spora gidecek fırsatı oluşturmadan, 40 yılda çıkan 3-5 yetenekli oyuncu ile dünya devine kafa mı tutacaktık?
Takıma bakıyorum, uyum yok. Tamam, mücadele ediyorlar ama profesyonel arenada mücadele yetmez. Rakip seni analiz ediyor, oyuncu gelişimine önem veriyor. Antrenörleri iyi, taktik anlayışları iyi ve uyum içinde hareket ediyor.
Bize bakıyorum; bireysel olarak kendini kanıtlamış ama taktik düzen verilmediği için çöp olan bir takımız. İsim var ama takım oyunu yok. Yetenek var ama o yeteneği sahada birbirine bağlayan düzen yok.
Ayrıca rakiplerimiz yıllarca bu spora yatırım yaparken, torpil ve adam kayırma tartışmalarını mümkün olduğunca azaltacak liyakat ve altyapı sistemleri kurarken, gençleri seçip geliştirirken biz ne yaptık?
Kimse kusura bakmasın, yok öyle bedavadan kazanmak. Senin rakibin yıllarca altyapısını geliştirmiş, ülkesinde düzgün imkânlar kurmuş, kurallara uymayanı cezalandıracak mekanizmalar oluşturmuş, disiplinli bir anlayışla oyuncularını geliştirmiş. Sen ise yıllarca günü kurtarmaya çalışıp sonra dünya seviyesinde başarı bekliyorsun.
Biz hâlâ 100 yıldan fazladır ülkede olan sporlara yeterli altyapıyı sağlayamıyorsak, yetenekli çocuğun ailesinin maddi durumuna veya yaşadığı şehre göre şansı değişiyorsa, sonra da neden dünya futbolunun zirvesinde değiliz diye şaşırmayalım.
Bir de bütün bunların üzerine Türk futbolunda son dönemde gündeme gelen hakemlik ve bahis soruşturmaları var. Kimseyi soruşturma sonuçlanmadan suçlu ilan etmiyorum. Ama bu kadar ciddi iddiaların ve soruşturmaların gündeme gelmesi bile futbolumuzda denetim, şeffaflık ve güven konusunda insanların neden soru işaretleri yaşadığını gösteriyor.
Futbol sadece sahadaki 11 kişi değil. Altyapı, antrenör, oyuncu gelişimi, tesis, eğitim, hakemlik, yönetim, denetim ve adil rekabetin tamamı bir sistem.
Biz bu sistemin tamamını düzeltmeden, rakiplerimiz yıllarca yatırım yaparken biz aynı şeyleri yapmadan, her turnuvada “bu sefer olacak” diye beklersek yine aynı hayal kırıklığını yaşarız.
Boşuna ağlamayalım. Bu sonuç sadece 90 dakikanın sonucu değil; yıllardır biriken problemlerin sahadaki yansıması.
Önce futbol sistemini kuracağız. Sonra başarı bekleyeceğiz.
Not: Uğraşmaktan yorulduğum ve yasal sorun yaşamamak için metnimi yapay zekâya düzenlettim. Düşünceler ve eleştiriler bana ait; yalnızca ifadeleri daha dikkatli ve anlaşılır hâle getirdim.