Peki vergisel açından bu belirsizlik durumu sadece Türkiye’ye mi özgü? Hayır. Bitcoin’in ilk piyasaya çıkısından bu yana, yurt dışında da vergisel olarak çok çeşitli uygulama ve yaklaşımların olduğunu görüyoruz. PwC’nin Ekim 2020 tarihli ve yirmiden fazla ülkeyi kapsayan çalışmasından da görülüyor ki bugün birçok ülkede esasında kripto paraların nasıl vergilendirilmesi gerektiğine ilişkin olarak bir kılavuz yayımlanmış durumda. Buna göre çoğu ülkenin gelir vergisi açısından, kripto parayı ‘gayri maddi bir varlık’ veya ‘finansal bir varlık’ olarak nitelendirdiği görülüyor. Ama gelir vergilemesi açısından kripto parayı ‘emtia’ veya ‘para’ olarak nitelendiren ülkeler de var. Örneğin, Avustralya, Fransa, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelerde kripto paralar gayri maddi varlık olarak nitelendirilirken, Brezilya, Danimarka, Japonya gibi bazı ülkeler ise kripto paraları finansal varlık olarak kabul ediyor. Avusturya, Kanada, Çin ve Endonezya kripto parayı emtia olarak kabul ederken daha istisnai olarak ise Belçika, İtalya ve Polonya gibi ülkeler ise kripto paraları “para” olarak kabul ediyor.
Öte yandan gelir vergisi açısından vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştirdiği noktasında da farklı yaklaşımlar mevcut. Örneğin ABD’de madencilik yoluyla kripto para kazanılması gelir vergisi ödemek için yeterli. Benzer şekilde, İngiltere, Finlandiya, Japonya, Avusturya gibi ülkeler de benzer bir şekilde henüz daha madencilik faaliyetleri aşamasında elde edilen kripto paraları vergileme eğilimindeler. Fransa, Danimarka, Polonya gibi bazı ülkelerde ise gelir vergisi ancak kripto paranın elden çıkarılması aşamasında doğuyor.