Toplum seçimle sonucu değiştirebileceğine neden inanıyor?

Ama orada yapılan da "bencillik" oluyor işte. Zamanı gelir de adalet yerini bulursa, o "destekleyenler" karakterlerini, onurlarını ezip haksıza destek çıkanlar oluyor ve zaten öyleler de. Bunu yenmenin tek yolu kendini geliştirip çevrene faydalı olmakta yatıyor. Ülkedeki olumsuz haberler her geçen gün düşen hayatta kalma ve vukuatsız gün oranına rağmen insanlığımızı korumakla en azından "iyi bir adım" olur. Tabi tam bir çözüm hakkında ne benim bilgim nede bu forumda gezen herhangi bir kişinin bilgisi olduğuna inanmıyorum.
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:


İşte masa hileli derken bunu kastediyorum ama bir hatan yada farkın var mı diyeyim bilemedim ama var işte ve o da şu ki muhalefet de o hileli masanın bir parçası, muhalefetin aptalca yada bencilce seçimler yaptığına inanmıyorum ve sadece inançla kalmıyor çoğunlukla bilgimiz de oluyor. Yanlış seçim değil tarafında oldukları güruh için doğru olan seçimi yapıyorlar yani "masayı" koruyorlar.
Hocam zaten herkes sizin dediğiniz gibi kendini gelişirse ve işinin en iyisi olmaya çalışsaydı zaten bu durumda olmazdık... En basit örnek Hatay depremindeki evler...
 
Hocam zaten herkes sizin dediğiniz gibi kendini gelişirse ve işinin en iyisi olmaya çalışsaydı zaten bu durumda olmazdık... En basit örnek Hatay depremindeki evler...
İşte masanın sahipleri hile yaparken, oyuna girmek yerine oyunu bitirmeye çalışsak bu böyle olmazdı. Ülkede sürekli “bizim halk birisi çıksın da kurtarsın diye bekliyor” lafı neden dönüyor sizce? Bu sözü söyleyenler de aslında o eleştirdikleri gruptanlar. Bu söz aslında çok doğru bir söz ama yanlış yerlerde, yanlış kişiler tarafından kullanılıyor. Tıpkı bir savaşta korksa bile düşmanın üzerine giden, bir kavgada korksa bile kendini ezdirmeyen, karşılık veren yiğitler gibi olmamız gerekirdi ama değiliz. Ve şu durumda her şey için çok geç gibi görünüyor.
 
İşte masanın sahipleri hile yaparken, oyuna girmek yerine oyunu bitirmeye çalışsak bu böyle olmazdı. Ülkede sürekli “bizim halk birisi çıksın da kurtarsın diye bekliyor” lafı neden dönüyor sizce? Bu sözü söyleyenler de aslında o eleştirdikleri gruptanlar. Bu söz aslında çok doğru bir söz ama yanlış yerlerde kullanılıyor. Tıpkı bir savaşta korksa bile düşmanın üzerine giden, bir kavgada korksa bile kendini ezdirmeyen, karşılık veren yiğitler gibi olmamız gerekirdi ama değiliz. Ve şu durumda her şey için çok geç gibi görünüyor.
Kesinlikle hocam. Bir olay oluyor kimseden çıt çıkıyor herkes birini bekliyor. Bir video gördüm. Orda otobüse adım atacak yer kalmamış hala yolcu almak için duruyor bir tane gençte itiraz ediyor ama nasıl güzel bir üslupla hani çizgisini hiç bozmadan tüm saygısıyla sesini çıkarıyordu helal olsum ona. Sonra çocuk hepiniz böyle koyun gibi sustuğunuz için böyle oluyor diyor. Yaşlı teyzede bu halimizle nasıl çıkaralım baksana sıkıştık diyor... Sen ses çıkarsan zaten sıkışmicaksın... 😒
 
Kesinlikle hocam. Bir olay oluyor kimseden çıt çıkıyor herkes birini bekliyor. Bir video gördüm. Orda otobüse adım atacak yer kalmamış hala yolcu almak için duruyor bir tane gençte itiraz ediyor ama nasıl güzel bir üslupla hani çizgisini hiç bozmadan tüm saygısıyla sesini çıkarıyordu helal olsum ona. Sonra çocuk hepiniz böyle koyun gibi sustuğunuz için böyle oluyor diyor. Yaşlı teyzede bu halimizle nasıl çıkaralım baksana sıkıştık diyor... Sen ses çıkarsan zaten sıkışmicaksın... 😒
İşte, ses çıkarmayanların arasında tek başına ses çıkarmanın bir işe yaramayacağı psikolojisiyle halk susar oldu. Durum öyle bir noktaya geldi ki artık ne masum kaldı, ne de suçlu; aradaki çizgi o kadar belirsizleşti ki kimse anlayamaz hâle geldi. İnsanların insana güveni kalmadı. Öyle ki, halkın içinde, seslerini duyurduklarında yalnız kaldıkları için ezildiklerinden dolayı, halkın durumların düzelmesini hak etmediğini düşünen ve halka küskün olan bir grup bile oluştu. Dediğim gibi, üzücü olan nokta, artık bu halkta “masum ve suçlu” kavramlarının kalmamış olması. Herkes her şeyi her an yapabilir hâle geldi; insanlar haklı olarak kendi annelerine, babalarına güvenemez oldu; aynı şekilde haklı olarak oğullarına, kızlarına da güvenemez hâle geldi. Ve dediğim gibi, artık kimse ne masum ne de suçlu olabilir. "İstisnasız herkes büyük yanlışların var olmasında pay sahibi oldu."
 
Son düzenleme:
İşte, ses çıkarmayanların arasında tek başına ses çıkarmanın bir işe yaramayacağı psikolojisiyle halk susar oldu. Durum öyle bir noktaya geldi ki artık ne masum kaldı, ne de suçlu; aradaki çizgi o kadar belirsizleşti ki kimse anlayamaz hâle geldi. İnsanların insana güveni kalmadı. Öyle ki, halkın içinde, seslerini duyurduklarında yalnız kaldıkları için ezildiklerinden dolayı, halkın durumların düzelmesini hak etmediğini düşünen ve halka küskün olan bir grup bile oluştu. Dediğim gibi, üzücü olan nokta, artık bu halkta “masum ve suçlu” kavramlarının kalmamış olması. Herkes her şeyi her an yapabilir hâle geldi; insanlar haklı olarak kendi annelerine, babalarına güvenemez oldu; aynı şekilde haklı olarak oğullarına, kızlarına da güvenemez hâle geldi. Ve dediğim gibi, artık kimse ne masum ne de suçlu olabilir. "Herkes büyük yanlışların var olmasında pay sahibi oldu."
Kesinlikle katılıyorum. Eskiden küçük yaşta olmama rağmen bile sokakta gece olsada rahatça oynardım. Şimdi öyle şeyler görüyoruz ki bu yaşıma boyuma cüsseme rağmen çıkmaya korkar oldum. Işık olmayan tekin olmayan bir yerden geçince bile içim ürperiyor. İnsanlarla göz göze gelemez olduk. Kimin ne olduğu belli değil. Ne bakıyon lan diyip böğrüme bir şey saplanmasın korkusundan kimseye bakamaz olduk. Güven kalmadı. Kimse kimseye selam vermiyor. Aynı apartmanda yaşadıkların birer yabancı gibi. Ne bir günaydın var ne bir merhaba ne de bir iyi günler. Kimse kimseye güvenemiyor. Tek başına haksızlığa ses çıkaranların ya sesi kesiliyor ya da eziliyorlar. Bende artık o toplumdan umudunu kaybetmiş kesimdeyim. Mutlu olalım rahat olalım gece 3 4 demeden rahata gezelim isterim tabii ama artık çok zor.. Mutlu bir günaydın duymak isterim tanımadığım insanlar olsa bile..
 
Kesinlikle katılıyorum. Eskiden küçük yaşta olmama rağmen bile sokakta gece olsada rahatça oynardım. Şimdi öyle şeyler görüyoruz ki bu yaşıma boyuma cüsseme rağmen çıkmaya korkar oldum. Işık olmayan tekin olmayan bir yerden geçince bile içim ürperiyor. İnsanlarla göz göze gelemez olduk. Kimin ne olduğu belli değil. Ne bakıyon lan diyip böğrüme bir şey saplanmasın korkusundan kimseye bakamaz olduk. Güven kalmadı. Kimse kimseye selam vermiyor. Aynı apartmanda yaşadıkların birer yabancı gibi. Ne bir günaydın var ne bir merhaba ne de bir iyi günler. Kimse kimseye güvenemiyor. Tek başına haksızlığa ses çıkaranların ya sesi kesiliyor ya da eziliyorlar. Bende artık o toplumdan umudunu kaybetmiş kesimdeyim. Mutlu olalım rahat olalım gece 3 4 demeden rahata gezelim isterim tabii ama artık çok zor.. Mutlu bir günaydın duymak isterim tanımadığım insanlar olsa bile..
Hiçbir zaman dediğiniz gibi bir hayat istemedim, öyle isteklerim olmadı ama bir insanda böyle istekler olmasını anlayabilirim, saygı duyabilirim. Ama tabii ki insan bu yabancılaşmayı, bu nankörlüğü doğal olarak sürekli yaşamaktan ve görmekten bıkıyor. Bu gün, bana hiçbir yararı olmasa bile saygı ve sevgi verdiğim insanlar yüzünden çok kötü olaylar yaşadım. Ve bu herkese küskünlük, tiksinti olayını sürekli yaşıyorum. Ama işte unutmak ve düzeltmek gerek, kendimizi yakın çevremizi, doğruluğumuz ve alçak gönüllülüğümüz ile etkilememiz, onlara örnek olmamız gerek.
 
Türkiye gibi zengin yer altı kaynakları olan, suya hükmeden, 90 milyon nüfuslu bir ülkenin yönetimi senin benim oyumla değişmez. En fazla değişti sanırsın ama değişmez. Maalesef böyle, mertlik bozuldu.
 
Hiçbir zaman dediğiniz gibi bir hayat istemedim, öyle isteklerim olmadı ama bir insanda böyle istekler olmasını anlayabilirim, saygı duyabilirim. Ama tabii ki insan bu yabancılaşmayı, bu nankörlüğü doğal olarak sürekli yaşamaktan ve görmekten bıkıyor. Bu gün, bana hiçbir yararı olmasa bile saygı ve sevgi verdiğim insanlar yüzünden çok kötü olaylar yaşadım. Ve bu herkese küskünlük, tiksinti olayını sürekli yaşıyorum. Ama işte unutmak ve düzeltmek gerek, kendimizi yakın çevremizi, doğruluğumuz ve alçak gönüllülüğümüz ile etkilememiz, onlara örnek olmamız gerek.
Yani hocam ordaki kastım şey değildi hani herkes gülpembe olsun gülsün değilde bu kadarda umutsuz karamsar mutsuz olmasın toplum. Yoksa tabii herkesin hayatı var kötü bir şeyler yaşamış olabilir neyse. Dediğiniz gibi emek saygı verip onlar sana sırtını dönünce çok kötü oluyor haklısınız.
 
Yani hocam ordaki kastım şey değildi hani herkes gülpembe olsun gülsün değilde bu kadarda umutsuz karamsar mutsuz olmasın toplum. Yoksa tabii herkesin hayatı var kötü bir şeyler yaşamış olabilir neyse. Dediğiniz gibi emek saygı verip onlar sana sırtını dönünce çok kötü oluyor haklısınız.
Yok fark ettim dediğinizi, benim dediğimde zaten aynı düşünmesem bile saygı duyuyor olmamdı. Sizde dediklerinizde haklısınız.
 
Türkiye gibi zengin yer altı kaynakları olan, suya hükmeden, 90 milyon nüfuslu bir ülkenin yönetimi senin benim oyumla değişmez. En fazla değişti sanırsın ama değişmez. Maalesef böyle, mertlik bozuldu.
Kesinlikle katılıyorum hocam, mertlik çok önce bozuldu. Bu kadar değerli kaynaklarla, yerlerle ve coğrafyayla dolu olan bir ülkeyi eline alan kişiler artık öyle sözde "büyük" protestolar ile bile sallandırılamaz, ki onların da halkın seçimi olduğuna inanmıyorum/inanamıyorum malesef.
 
Yani dicek söz çokta yapcak bişi yok.. Sizde çok haklısınız hocam. Sizin gibi düşünenleri bulmak zor.
Teşkkür ederim, sizde aynı şekilde hocam. Yaşım genç fakat kendimi kibrimden, cahil özgüvenimden arındırmaya çalışıyorum. Pek çok konuda toy olduğumun farkındayım, fakat işte yanlış insanlara bunları söyleyince ellerine maşa oluyor. İyi niyetimizi, gelişmek, büyümek istememizi bile saklamak durumunda olmak, ileri adım atmamızı çok engelliyor malesef. Sizin gibi anlayışlı insan bulmak da zor.
 
Geri
Top