Resmi olarak böyle hatırlatma yapsak iyi olur. Daha eski konular çok karışık siyasi oyunlar çünkü Azerbaycanı kontrol eden sistem tam yerine oturmamıştı.
Azerbaycan, özellikle 1918'de Kafkas İslam Ordusu aracılığıyla Osmanlı'nın bölgedeki varlığını destekleyerek Bakü'nün kurtarılmasına,
Türk askerinin bölgede güvenliği sağlamasına ve Osmanlı Devleti'nin siyasi/askeri nüfuzunu Kafkasya'da sürdürmesine büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca Azerbaycanlılar, Osmanlı'nın kuruluşundan itibaren nüfus, asker ve kültür yönünden devlete destek vermiştir.
Azerbaycan'ın Osmanlı'ya katkıları şunlardır:
- Askeri ve Siyasi Destek (1918): I. Dünya Savaşı'nın sonlarında, Azerbaycanlılar Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu'na büyük destek vererek Bakü'nün Bolşevik ve Taşnak çetelerinden kurtarılmasında (15 Eylül 1918) kilit rol oynamış, Osmanlı'nın Bakü üzerinden Hazar'a açılmasını sağlamıştır.
- İnsan Gücü ve Göçler: Yüzyıllar boyunca Azerbaycan bölgesinden Anadolu'ya yapılan Türkmen göçleri, Osmanlı'nın nüfus yapısını ve askeri insan gücünü güçlendirmiştir.
- Kültürel ve Edebi Etkileşim: Azerbaycan sahası şairleri ve alimleri (örneğin Şükrü Bitlisi), Osmanlı edebiyat dilinin gelişmesine ve kültürel zenginliğine katkıda bulunmuştur.
- Güvenlik: Türk ordusunun bölgedeki varlığı sırasında Azerbaycan halkı, Ermeni çetelerine karşı Osmanlı ile işbirliği yaparak bölgede huzur ve güvenliğin sağlanmasına yardımcı olmuştur.
Bu yardımlar, her iki tarafın "tek millet, iki devlet" anlayışının temelini oluşturmuştur.
Yanıtı Aİ’dan almana mı güleyim Osmanlının yaptığı iyiliği sahiplenmenize mi güleyim HHAAHHAA
Önce bir şeyi netleştirelim: 1918’deki
Kafkas İslam Ordusu meselesini sanki Azerbaycan Osmanlı’ya yardım etmiş gibi anlatman bayağı komik. O orduyu gönderen Enver Paşa’ydı, komutanı da Nuri Paşa. Ana askerî güç Osmanlı’ydı. Osmanlı ordusu Bakü’ye girdi. O gün ortada yeni kurulmuş, askeri yapısı bile tam oturmamış bir devlet vardı: Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti. Osmanlı gelmese Bakü’yü Bolşevik ve Taşnaklardan kim, nasıl alacaktı?
Bir de işin en ironik kısmı Hem “Araplaşmış Türk” diye Müslüman Türkleri küçümsemeye çalışıyorsun kusurlu buluyorsun, hem de adında “İslam” geçen bir ordunun başarısıyla övünüyorsun. “Kafkas
İslam Ordusu” diyorum bak. İnsan biraz olsun yazdığıyla söylediği arasında tutarlılık arar. Bu kadar çelişkiyi aynı metne sığdırmak özel yetenek istiyor gerçekten.
“Yerel destek verdik” diyorsun. Evet, bölgedeki Azerbaycanlı birlikler Osmanlı’yla birlikte savaştı. Ama bu anlattığın gibi Osmanlı’ya yapılmış bir iyilik değildi. Osmanlı zaten sizi düşman kontrolünden çıkarmaya gelmişti. Aynı düşmana karşı birlikte savaşmak kurtarılan tarafın lütfu değil, doğal sonuçtur. Bunu ters çevirip sanki Osmanlı sizin sayenizde başarı kazanmış gibi anlatmak trajikomik.
Osmanlı oraya tabi sadece hayırseverlik için gitmedi; jeopolitik çıkarı vardı, Hazar’a açılmak ve bölgedeki Türk-Müslüman nüfuzu güçlendirmek istiyordu. Siz de o sırada Osmanlı desteğine muhtaçtınız. Yani ortada romantik bir “iyilik” hikâyesi değil, karşılıklı çıkar vardı. Ama bunu bile tek taraflı kahramanlık destanına çevirmek bayağı zorlama.
Osmanlı’ya nüfus ve asker katkısı” meselesine gelince; Osmanlı zaten Oğuz-Türkmen temelli bir devletti. Anadolu’ya göç sadece bugünkü Azerbaycan’dan olmadı; Orta Asya’dan İran sahasına kadar geniş bir coğrafyadan geldi. Muhtaçlığı,İhtiyacı iyilik diye lanse etmek Astronomik bir Kafa ister
Bir de ‘siz Araplaşmış Türksünüz’ muhabbeti var. İslam’ı seçmek Araplaşmaksa, o zaman Orta Asya’daki bütün Türk hanedanlarını da Arap ilan etmen lazım. Bu mantıkla tarih okumak yerine Twitter başlığı okumak daha uygun olur sana.
Kısacası tarih bilgini sloganlardan değil, ciddi kaynaklardan güncellersen iyi olur. Kim daha Türk yarışı yapacaksan da gen testi kuyruğuna gir, tarih tartışmasına değil.