VSArolann
80+
- Katılım
- 13 Kasım 2023
- Mesajlar
- 282
- Reaksiyon skoru
- 86
2024 Mayıs ayında mezuniyet öncesi sevdiğim kıza çıkma teklifi etmiştim; olacaklardan habersizdim. O günden bugüne hayatım o kadar çok değişti ki Geleceğim ve karakterim kendimi şu an forumdan akıl almak için konu açarken bulduğumu fark ettim. Siz anlayın durumumu.
Her şey aslında üniversite tercihiyle başladı. Yol yakınken dönmek en iyisiydi diyorum. Sebebi ise bir plan yapılmış olmasıydı. Plan şu şekildeydi: Aynı memleketten veya yakın bir üniversite tercihi yapalım ve görüşebilelim. Ama o bunu yapmadı, bir bahane sundu ve Akdeniz’i tercih etti; benden 1000 km uzakta. Onun tercihi başarısız oldu ve eve döndü. Kırık puanla tekrar hazırlanmaya başladı. Bense yerleşmiştim ve uzaklardaydım. Kendisi dershaneye gidiyordu, ben de bölümümün derslerine gidiyordum.
İki haftada bir memlekete dönüyordum. Gidiş dönüş 1000 km yol çekiyordum sırf görebileyim, hasretimi giderebileyim diye. Öyle bir sevgi ve sadakat. Sonra bu düzenden yoruldum ve bir plan yapmaya karar verdim. Üniversiteden kaydımı sildirdim ve KYK’da YKS’ye hazırlanmaya başladım. Bursum kesildi, KYK’dan atıldım. Maddi sıkıntılar çektim, dışarı çıkamadım. Manita çok baskı yapıyordu. Uzaklardaydım sonuçta; haliyle yeniydik ve güven sorunu yaşanıyordu. Eve tıkıldım, aç kaldım. Dokuz ay evden uzakta, bitli bir KYK’da ucube gibi yaşadım.
Uzun bir süre sonra tercih verdik ve Kıbrıs’a geldik. Şu an ilk senemizdeyiz. “Tam her şey bitti, rahatladık.” dedim ama öyle olmadı. Sürekli buluşmak ve konuşmak istiyor. Sonuçta aile evinde rahat olamadığı için çok konuşamıyordu; şimdi rahata binince telefonum durmak bilmiyor. Maddi sorunlar yaşamaya başladım. Normalde ailemin durumu iyi ancak haftada üç dört gün Kıbrıs’ta gezip tozmak öyle ucuza gelmiyor. Bunun kasımpatısı, zırtı pırtı hediyeleri de var. Hediyeler içimden geldi ama bunlar benim için kolay olmuyor.
Sınav haftası bile insan hiç mi anlayış göstermez ya da akıl etmez? Artık kendime ne vakit ayırabiliyordum ne de lavaboya gidecek zaman bulabiliyordum. Sanki hayati bir görevmiş gibi üzerimde bir stres var; yazışıp konuşmalıyız gibi bir panik hâlinde telefon ve bilgisayar başında vakit geçirmekten obez, bakımsız biri hâline geldim. Manita hariç arkadaşlarla haftada bir kez dışarıya adım atıyordum ya da atmıyordum. Üniversite hayatı var mı onu bile bilmiyorum.
Kendime beslenmek hariç yatırım yapamaz oldum. Sürekli kavga ve panik günler geçiriyorum. Bu bana o kadar çok zarar veriyor ki artık psikolojik sorunlar yaşamaya başladım. Böyle anlatıyorum ama yaşadığım bu sorunlar sadece anlattıklarım tabi ki güzellikleri de var. Ancak bana zararı daha fazla. En kötüsü de bunca şeyi yaşamama rağmen onu sevdiğim için ayrılmakta zorlanıyorum. Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum… Sadece içimi dökmek istedim.
Her şey aslında üniversite tercihiyle başladı. Yol yakınken dönmek en iyisiydi diyorum. Sebebi ise bir plan yapılmış olmasıydı. Plan şu şekildeydi: Aynı memleketten veya yakın bir üniversite tercihi yapalım ve görüşebilelim. Ama o bunu yapmadı, bir bahane sundu ve Akdeniz’i tercih etti; benden 1000 km uzakta. Onun tercihi başarısız oldu ve eve döndü. Kırık puanla tekrar hazırlanmaya başladı. Bense yerleşmiştim ve uzaklardaydım. Kendisi dershaneye gidiyordu, ben de bölümümün derslerine gidiyordum.
İki haftada bir memlekete dönüyordum. Gidiş dönüş 1000 km yol çekiyordum sırf görebileyim, hasretimi giderebileyim diye. Öyle bir sevgi ve sadakat. Sonra bu düzenden yoruldum ve bir plan yapmaya karar verdim. Üniversiteden kaydımı sildirdim ve KYK’da YKS’ye hazırlanmaya başladım. Bursum kesildi, KYK’dan atıldım. Maddi sıkıntılar çektim, dışarı çıkamadım. Manita çok baskı yapıyordu. Uzaklardaydım sonuçta; haliyle yeniydik ve güven sorunu yaşanıyordu. Eve tıkıldım, aç kaldım. Dokuz ay evden uzakta, bitli bir KYK’da ucube gibi yaşadım.
Uzun bir süre sonra tercih verdik ve Kıbrıs’a geldik. Şu an ilk senemizdeyiz. “Tam her şey bitti, rahatladık.” dedim ama öyle olmadı. Sürekli buluşmak ve konuşmak istiyor. Sonuçta aile evinde rahat olamadığı için çok konuşamıyordu; şimdi rahata binince telefonum durmak bilmiyor. Maddi sorunlar yaşamaya başladım. Normalde ailemin durumu iyi ancak haftada üç dört gün Kıbrıs’ta gezip tozmak öyle ucuza gelmiyor. Bunun kasımpatısı, zırtı pırtı hediyeleri de var. Hediyeler içimden geldi ama bunlar benim için kolay olmuyor.
Sınav haftası bile insan hiç mi anlayış göstermez ya da akıl etmez? Artık kendime ne vakit ayırabiliyordum ne de lavaboya gidecek zaman bulabiliyordum. Sanki hayati bir görevmiş gibi üzerimde bir stres var; yazışıp konuşmalıyız gibi bir panik hâlinde telefon ve bilgisayar başında vakit geçirmekten obez, bakımsız biri hâline geldim. Manita hariç arkadaşlarla haftada bir kez dışarıya adım atıyordum ya da atmıyordum. Üniversite hayatı var mı onu bile bilmiyorum.
Kendime beslenmek hariç yatırım yapamaz oldum. Sürekli kavga ve panik günler geçiriyorum. Bu bana o kadar çok zarar veriyor ki artık psikolojik sorunlar yaşamaya başladım. Böyle anlatıyorum ama yaşadığım bu sorunlar sadece anlattıklarım tabi ki güzellikleri de var. Ancak bana zararı daha fazla. En kötüsü de bunca şeyi yaşamama rağmen onu sevdiğim için ayrılmakta zorlanıyorum. Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum… Sadece içimi dökmek istedim.