KYK yurtları da kapatılırsa, özel yurtlar da kapatılırsa, eğitim kurumlarının kendi bünyesine dahil yurtlar da kapatılırsa cemaat yurtları kapatılabilir. Kısacası yurt kavramı tedavülden kalkmalı. Aksi takdirde yalnızca cemaat yurtlarına yönelik bir yaptırım faşistlik ve despotluktan başka bir şey olmayacaktır. Laik bir devlette böyle kararlar alınamaz. Sen cemaat yurtlarını kapatırsan yarın öbür gün de sizin gibi başkaları çıkar ülkedeki onlarca seküler görüşlü yurtları kapattırmaya çalışır. Her kurum istediği istikamette eğitim vermekte özgürdür. İster fen, ister din, ister sosyal bilim, ister seküler ve eşitlikçi bir eğitim üzerine olur. Herhangi birine ayrım yapılamaz.
Cemaat yurtlarının programında dini kitaplar okutmak, toplu namaz kılmak gibi şeyler olması gayet tabiidir ve zorbalık değildir. Kurumun amacı budur, kişi bunu bilerek gider. Bir bilim insanına "Sen niye bilim yapıyorsun? Yapma." demekle aynı şeydir bunu hâkir görmek. Dini bilincin ağır bastığı bir kurumda eğitim görmeyi isteyebilir kişi, buna da kimse mani olamaz. Aile baskısıyla zorla gönderilen kişiler ise kurumların durumu hakkında fikir oluşturamaz. Bu ailenin cahilliğini gösterir. Tıp okumak istemeyen bir çocuğu sırf iş imkanı var diye zorla tıpa gönderip doktor olmasını uman bir aile de aynı kapsamda değerlendirilir, kişisel olarak istemediği hâlde çocuğunu dini bir kuruma gönderip dinini öğrensin bari diye despotluk yapan aile de aynı kapsamda değerlendirilir. Genelleme yapmak yanlıştır.
İntiharlar ve baskılar yalnızca cemaat yurtlarında olmuyor. Enes Kara'dan birkaç gün önce de Boğaziçi'nde bir intihar oldu yanılmıyorsam, o hiç gündem olmadı mesela. 2017 yılında yaşanan Kilyos olayını da unutmamak gerek. Böyle çok olay var. Böyle birkaç çürük elma üzerinden nasıl birtakım eğitim kurumlarının ve seküler toplumun tamamına yaftada bulunamazsak aynı durum cemaat yurtları için de geçerlidir. Hayır, kapatılmamalı. Denetleme ise yalnız cemaat eksenlilere değil, her kuruma getirilmeli.