ne alaka lanDiyor ki hurma ve üzümden içki yapılır
eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılırPeygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş diyor??
"hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir buDiyor ki hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş diyor??
Bunu böyle kabul eden tek ezik sizsiniz işte, araplar bile dönemin şartları öyleydi diyerek kabul ediyor bu durumune alaka lan
eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılır
Sende okumuş gibi değilsin"hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir bu
Bu evlenme konusu kuranda geçmiyor zaten dostum okumamış olması çok normal."hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir bu
Bütün detayları ayetleriyle beraber yazdım okuyup araştırabilirsin.ne alaka lan
eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılır
adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım"Bütün detayları ayetleriyle beraber yazdım okuyup araştırabilirsin.
1adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım"![]()
burda bitane bile kendi düşüncene dayalı veya bu konuyu bildiğine dair bir şey göremiyorum ben. Copy-paste atmışsın? "Hz ayşe" yazışından herşeyi belli ettin zaten. Arama motoruna ne yazarak buldun bu sonuçları? "hz ayşe 9 yaş evlenme yalanını çürüten yazılar" falan yazmışsındır diye düşünüyorumadama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım"
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:
1
Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, elli yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.
Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.
Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)
2
Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:
“Esma yüz yaşındayken, Hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde yirmi yedi yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından on yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam on yedi yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)
3
Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.7 Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.8
4
Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,
"Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e,
‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46)
ayeti nâzil oldu."12
bilgisini vermektedir ki bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:
Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü (614),13 sekizinci (618) veya dokuzuncu (619)14 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.
aynen öyle hocam Hz.Ömer zamanında hadis sayısı 500 civarı iken şuan milyonlarca var herkes biyerlerinden atıyorhadisleri kaynak edinmediğin gün bir müslüman olursun
1. metine: hz aişe vahiyden 5-6 yıl önce doğduğu kesinlik taşımaz. Zaten söylediğin yerde tamamen mantık ve matematiğe dayalı bir söylenim yapmışsın. Buharide kendisi 6 da evlenip 9 da gerdeğe girdiğini açıklıyor zaten.adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım"
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:
1
Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, elli yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.
Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.
Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)
2
Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:
“Esma yüz yaşındayken, Hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde yirmi yedi yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından on yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam on yedi yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)
3
Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.7 Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.8
4
Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,
"Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e,
‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46)
ayeti nâzil oldu."12
bilgisini vermektedir ki bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:
Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü (614),13 sekizinci (618) veya dokuzuncu (619)14 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.