ARKADAŞIMIN DEDİĞİ BİR DİNİ KONU VAR

ege1881

80+ Silver
Katılım
28 Eylül 2024
Mesajlar
4,290
Reaksiyon skoru
2,132
Diyor ki hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş diyor??
 
Diyor ki hurma ve üzümden içki yapılır
ne alaka lan
Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş diyor??
eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılır
 
Diyor ki hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş diyor??
"hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir bu
 
ne alaka lan

eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılır
Bunu böyle kabul eden tek ezik sizsiniz işte, araplar bile dönemin şartları öyleydi diyerek kabul ediyor bu durumu
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:

"hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir bu
Sende okumuş gibi değilsin
 
Arkadaşının dediklerinin çoğu doğru. Hurma ve üzümden içki yapılacağı söylemini Nahl suresi 67. ayete bakarak doğrulayabilirsin. Fakat bunlar aşamalı olarak yasaklanmıştır son yasaklayan ayet ise Maide Suresi 90. Ayettir. Hz Aişe ile 6 yaşında evlenip 9 yaşında gerdeğe girdiği de doğru Sahih Buhari Nikah 38'e bakarak doğrulayabilirsin hatta hz aişe bunu bizzat kendisi söylüyor fakat yaş konusu çok çelişkili bazı hocalar "o zamanlarda kızların yaşı ergenliğe girdikten sonra 1 den başlıyor" falan diyor fakat ben o tarz söylemlere çok inanmıyorum, çünkü günümüzdeki hocaların ne kadar yalancı veya sahtekarcı olduğunu görüyoruz. Ayrıca profil fotoğrafın mükemmel hayran kaldım :)
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:

"hurma ve üzümden içki yapılır ve Peygamber efendimiz(sav) 6 yaşında Hz Aişe ile evlenip 9 yaşında gerdeğe girmiş" kuran okumamış ilk gördüğü bilgiyi kalıcı olarak doğru kabul eden bir kişiliğin demesidir bu
Bu evlenme konusu kuranda geçmiyor zaten dostum okumamış olması çok normal.
 
ne alaka lan

eski cahiliye döneminde kızın yaşlarını doğduğunda gömmezlerse ergenliğe girdikten sonra sayılmaya başlanır ort bir insan 12 13 yaşlarında ergenliğe girer ama sıcak iklimlerde biyolojik olarak ergenliğe daha erken girilir,eğer Hz. Ayşe 9 yaşında ergenliğe girdiyse 17-18 yaşında evlenmiş sayılır
Bütün detayları ayetleriyle beraber yazdım okuyup araştırabilirsin.
 
Bütün detayları ayetleriyle beraber yazdım okuyup araştırabilirsin.
adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım" :kekw:
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:

adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım" :kekw:
1

Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, elli yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.

Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

2

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:

“Esma yüz yaşındayken, Hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde yirmi yedi yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından on yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam on yedi yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

3

Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.7 Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.8

4

Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,

"Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e,

‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46)

ayeti nâzil oldu."12

bilgisini vermektedir ki bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:

Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü (614),13 sekizinci (618) veya dokuzuncu (619)14 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.
 
adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım" :kekw:
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:


1

Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, elli yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.

Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

2

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:

“Esma yüz yaşındayken, Hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde yirmi yedi yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından on yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam on yedi yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

3

Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.7 Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.8

4

Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,

"Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e,

‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46)

ayeti nâzil oldu."12

bilgisini vermektedir ki bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:

Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü (614),13 sekizinci (618) veya dokuzuncu (619)14 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.
burda bitane bile kendi düşüncene dayalı veya bu konuyu bildiğine dair bir şey göremiyorum ben. Copy-paste atmışsın? "Hz ayşe" yazışından herşeyi belli ettin zaten. Arama motoruna ne yazarak buldun bu sonuçları? "hz ayşe 9 yaş evlenme yalanını çürüten yazılar" falan yazmışsındır diye düşünüyorum :D Okumadan önce kendi düşüncelerimi söyledim, şimdi hepsine tek tek cevap vericem. Ayrıca içki konusuna "ne alaka lan" dediğin için ayetlerle açıkladığımı söyledim. Daha dediği şeyi hatırlamayan birisine bişeyler öğretmeye çalışarak hata mı yapıyorum acaba?
 
Son düzenleme:
hadisleri kaynak edinmediğin gün bir müslüman olursun
aynen öyle hocam Hz.Ömer zamanında hadis sayısı 500 civarı iken şuan milyonlarca var herkes biyerlerinden atıyor
Screenshot_3.webp
mesela mezheplerin kısaca oluşumu böyle çok saçma koskoca peygamber size yetmedi mide gidip hacı hocanın sözüne uyuyorsunuz herkes kendi işine gelen mezhebi seçmiş bende kendi mezhebimi oluşturayım alkol zina serbest olsun mesela umreye gidin herkes farklı ibadet ediyor her milletin namaz kılma şekli farklı mesela biz iki omuzumuzda selam veriyoruz ya namazı bitirirken bağzı ülkeler sadece sağ tarafına selam veriyor ve namazı bitiriyor çok saçma
 
adama ayşe'nin yaşını diyorum gelmiş diyor "Alkolun kademeli yasaklanışı ayetlerle anlattım" :kekw:
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:


1

Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, elli yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.

Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından on yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin Peygamberimizle evlendiği yaşın on yedi-on sekiz olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

2

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:

“Esma yüz yaşındayken, Hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde yirmi yedi yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından on yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam on yedi yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l-Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

3

Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır.7 Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.8

4

Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,

"Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e,

‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46)

ayeti nâzil oldu."12

bilgisini vermektedir ki bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:

Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü (614),13 sekizinci (618) veya dokuzuncu (619)14 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.
1. metine: hz aişe vahiyden 5-6 yıl önce doğduğu kesinlik taşımaz. Zaten söylediğin yerde tamamen mantık ve matematiğe dayalı bir söylenim yapmışsın. Buharide kendisi 6 da evlenip 9 da gerdeğe girdiğini açıklıyor zaten.

2. İbn Hacer el-Askalani, aralarındaki yaş farkının10 değil 15 olduğunu söylemiştir kaynak olarak Al-Isâbah fi Tamyîz al-Sahabah bakabilirsin. Ayrıca esmanın doğum yılı kesin olarak bilinmiyor sürekli tartışmalar var ve sen net bir şekilde yaşını söylemişsin. Hicretten önce onun 27 yaşında olduğuna dair kesin bir yazı yok burda da yine mantık ve matematik yapmışsın.

3. Burda da varsayım yapmışsın "bu isimler arasına koyulduğuna göre irade sahibi birisidir" demişsin, yine kesin bir kanıt yok :DD

4.
“Aişe bu ayeti hatırlıyor o zaman yaşı büyüktür” denmişsin fakat burda da mantık hataları var tek tek açıklamam gerekirse:

çocuklar, 4-5 yaşından itibaren bazı olayları duyusal olarak hatırlayabilir.
aişe bu ayeti daha sonra peygamber den, ailesinden ya da diğer sahabelerden duymuş olabilir.
rivayetlerdeki amaç tarih vermek değil “o günlerde ben küçüktüm” demek.

burda anlattığın çoğu şey sahih hadislerle çelişiyor, tarihsel bağlamdan kopuk, metinleri mantık ve matematiğe dayalı bir şekilde açıklamışsın ve delillerine güvenilirlikten çok niyet yüklemişsin. İstersen copy-paste yaparak atacağın şeyi frontal korkteksini kullanarak bi oku mantıklı şekilde sorgula iyice araştır ve öyle at. Çok zayıfsın :DDDD
 
Hadislere inanmayın beyler,Kesinlikle aklınız bulanır.
Kuran kerim tek başıma yeterim diye bas bas bağırıyor ona ek kaynak koymak Allaha "Allah bu indirdiğin kitap olmamış bir de ben kaynak ekleyim" demektir.

hadisler geçerli kaynak olsaydı kuran kerim gibi korunurdu.

Koca yaratıcının indirdiği kitabın yanına ek kaynaklar eklemek hakarettir.
 
Geri
Top