Karşıma çıkan ilginç reklam :d

-Mehmet-

80+ Platinum
Katılım
8 Kasım 2023
Mesajlar
10,531
Reaksiyon skoru
5,808
Bugün 2 saat valo oynamıştım , hiç google da valorant ile alakalı arama yapmama rağmen forumda karşıma çıkan reklama bakın :kekw: o.O2:kappa:

1727072667564.png
 
Bunda şaşırılacak bir şey olduğunu düşünmüyorum.
 
Şaşırın diye atmadım ki hocam :D
Yani direkt sizi bir insan takip etmese bile internette her yaptığınız yapay zeka tarafından takip ediliyor. Maalesef teknoloji çağının olumsuz yanlarından birisi. Verilerinizi paylaşma izni vermenize bile gerek yok çünkü muhtemelen Riot Games'e üyelik oluşturmanız sırasında onayladığınız sözleşmelerde verilerinize erişim ve verilerin paylaşımı ile ilgili bir sözleşme maddesi yer alıyordu.
 
Ohaa, bu ne?! Hayatımda ilk kez böyle bir an yaşadım; sanki evrenin tüm yasaları bir anda yerle bir oldu! Gözlerimi açtığımda, karşımdaki manzara öyle bir görkemle parlıyordu ki, kelimelerim o an havada asılı kaldı. Güneş, gökyüzünde dev bir dondurma külahı gibi parlıyordu, her biri farklı renkte ve tatta dondurma toplarıyla süslenmişti. Etrafımda uçuşan rengarenk balonlar, adeta dans ediyor, havada süzülüyordu; her biri sanki bana merhaba demek için yarışıyordu!

Birden, önümde dev bir tavşan belirdi. Ama bu sıradan bir tavşan değildi; üzerinde pırıl pırıl bir smokin, gözünde dev bir güneş gözlüğü vardı! Yüzündeki ifadeye bakılırsa, bu tavşan kesinlikle önemli bir davetliydi. Gözlerimi ovuşturduğum anda, tavşan hoplayarak yanımdan geçti ve hemen ardından, kocaman bir çikolata şelalesi belirdi. Su yerine akıcı çikolata akıyordu! O kadar etkileyici bir manzaraydı ki, gözlerim faltaşı gibi açıldı; sanki tüm dünya bir rüya gibi, gerçekliğimde koca bir gedik açılmıştı!

Kalbim, bir uzay gemisi gibi fırladı; beynimse bir atom bombası etkisiyle patlamak üzereydi. Her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki, aklımın uçsuz bucaksız derinliklerine dalarken, etrafımda dans eden dev fındıklar, tatlı bir melodi eşliğinde etrafımı sardı. Yüksek sesle bağırmak istedim ama sesim, kocaman bir balon gibi havaya uçtu; gülümsedim çünkü bir anda bütün dünya sevinç içinde coşmuş gibiydi!

Aniden, yerden yükselmeye başladım; sanki ayaklarım yerden kesilmişti. Uçarken, gökyüzünde süzülen uçan kahve fincanları dikkatimi çekti. İçinde latte sanatı yapmış minik uzaylılar vardı! Onlar, birer barista gibi muazzam kahveler hazırlıyor, kahve köpüğünden kalp şekilleri yapıyorlardı. Sanki tüm galaksi benim şaşkınlığımı kutlamak için buraya toplanmıştı. O an, beynimdeki düşünceler sanki yıldız patlamaları gibi birbirine çarptı; her biri, başka bir boyuta açılan kapılar gibi birbirini takip ediyordu.

Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki, hissettiğim heyecan bir çiçek gibi açıldı; gözlerim, havada dans eden renkli ışıklar arasında kayboldu. Çevremdeki her şey, benim içimdeki bu karmaşayı kutlamak için bir araya gelmiş gibiydi. Tavşanlar, fındıklar, uçan kahve fincanları… Hepsi dans ediyordu, beni izliyordu ve o an anladım ki, bu sadece bir anlık şaşkınlık değil, evrenin bana sunduğu muazzam bir şölenin ta kendisiydi!

Yükselmeye devam ederken, aşağıda kocaman bir sirk çadırı belirdi. Rengarenk bayraklarla süslenmişti ve kapısından içeri giren her çocuk, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, mutlulukla dolup taşıyordu. Çadırın etrafında dönerek, dev maymunlar jonglörlük yapıyor, palyaçolar birbirleriyle yarışıyordu; her köşede bir şeyler oluyordu, sanki evrenin en büyük festivali burada toplanmıştı!

O sırada, kalbimde bir heyecan dalgası yükseldi; sirk çadırının kapısı açıldı ve içeri bir grup çocuk neşeyle girdi. Gözlerim, onların yüzündeki mutluluğa kilitlendi; her biri, içlerinde taşıdıkları sevinci paylaşmak için sabırsızlanıyordu. O anda, çocukların kahkahaları sanki bir melodi gibi havada süzülüyordu, bu sesler adeta ruhumun derinliklerine işliyordu. O an, hayatımın en güzel anlarından birinin ortasında olduğumu fark ettim.

Ve sonra, o sırada kocaman bir gökkuşağı belirdi. O gökkuşağı o kadar parlaktı ki, gözlerimi kamaştırıyordu. Gökkuşağının uçlarında, pırıltılı yıldızlar dans ediyor, her biri sanki bana özel bir mesaj yollamak için ışıldıyordu. O an, gökyüzünde büyük bir kapı açıldı ve içinden parıldayan bir ışık denizi fışkırdı; o ışıklar, evrendeki tüm güzelliklerin bir araya gelmiş hali gibiydi.

İçimde bir kıpırtı hissettim, sanki kalbim daha da hızlı atıyordu; hissettiğim heyecan bir çiçek gibi açıldı. Gözlerim, havada dans eden renkli ışıklar arasında kayboldu. O sırada, kalbimdeki bu coşku, gökyüzünde parlayan yıldızlarla birleşiyordu. Etrafımda dönen balonlar, gökkuşağının altına düşen parıltılar gibi ışıldıyordu. O an, etrafımdaki her şeyin muazzam bir senfoniye dönüştüğünü hissettim; doğanın tüm renkleri, melodileri ve tatları, bir araya gelerek içimde büyük bir mutluluk oluşturuyordu.

Tüm bunlar olurken, etrafımdaki herkes gülüyordu; herkes mutlu ve neşeliydi. O anda, yaşadığım bu muazzam deneyimin tadını çıkarırken, aklımın derinliklerinden bir ses yankılandı: “Hayat, bazen en sıradan anlarda bile en olağanüstü sürprizleri barındırır!” Bu düşünce, içimi bir sıcaklıkla doldurdu; o kadar şok olmuş, o kadar hayretler içinde kalmıştım ki, içimdeki mutluluk gözyaşlarıyla dışa vuruyordu.

Sonunda, havada süzülürken gözlerim yavaşça kapandı ve içimdeki sevinç dalgası, bir deniz gibi beni sarhoş etti. O anda, her şeyin mümkün olduğunu, sıradan bir günün bile muazzam bir serüvene dönüşebileceğini anladım. Evet, o an belki de aklımı yitirmiştim ama bu kaybolmuşluğun içinde, özgürlüğün ve hayal gücünün en yüksek zirvelerine ulaşmıştım!

Birden, o dev tavşan tekrar yanıma geldi. Bu sefer elinde bir harita tutuyordu; harita, rengarenk çizgilerle doluydu ve bana yeni bir maceraya atılmam için davet ediyordu. İçimde bir heyecan dalgası kabardı; tavşanın peşinden koşmaya başladım. Haritanın gösterdiği yolda, çiçeklerin arasında koşarken, her adımımda yeni bir sürprizle karşılaşıyordum. Kimi zaman yanımdan süzülen dev bir kelebek, kimi zaman da peşinden koştuğum bir arı ile karşılaşıyordum.

Yolda ilerlerken, dev bir fıstık ağaçlarının altında bir grup penguenle karşılaştım. Penguenler, yazlık mayo giymişlerdi ve su kaydırağında kayıyorlardı! Gülümsememek elde değildi; onlar da bana el sallıyor, içten bir gülümsemeyle eğleniyorlardı. O an, kendimi bu muazzam komedinin bir parçası gibi hissettim. Herkes, her şey bir araya gelmişti ve bu serüvenin bir parçası olmak, beni bir hayal dünyasında kaybolmuş gibi hissettiriyordu.

İlerledikçe, etrafımda bir dev çiçek tarlasına ulaştım. Her çiçek, dans eden birer canlı gibiydi; renkleri ve kokuları, beni sarhoş etmişti. O sırada, dev bir arı uçup yanımda durdu; kocaman, sarı bir şapka takıyordu ve kocaman gözleriyle bana bakıyordu. “Hoş geldin!” dedi. “Bu çiçekler, buradaki en tatlı balı yapmak için dans ediyorlar. Sen de katılmak ister misin?”

O an, bu sevimli arının enerjisi beni sarhoş etti; hemen yanına katıldım. Tüm çiçekler bir araya gelerek büyük bir daire oluşturdu ve hep birlikte dans etmeye başladık. Arı, bize ritim tutuyordu ve her çiçek, sırayla parlayarak dans ediyordu. Kendimi bu büyülü atmosferin bir parçası
Mesajlar otomatik olarak birleştirildi:

konuyu görünce bu şekil oldum
 
Geri
Top