Keşke o yaşlarıma dönebilseydim. Bugünkü aklım olsaydı şu manitacılık ayaklarının yanından bile geçmezdim. Kendimi ciddi anlamda hizaya sokar, duyguyla değil akılla hareket etmeyi çok daha erken öğrenirdim. O dönem harcanan zamanın, verilen emeğin, dağılan enerjinin ne kadar büyük bir maliyet olduğunu insan ancak yaş ilerleyince anlıyor. Şimdi geriye dönüp bakınca şunu net görüyorum. O yıllarda tek odak para olmalıydı. Daha fazla para çok para en çok para kazanılabilecek ne varsa denemek gerekiyormuş Batmak pahasına rezil olmak pahasına uykusuz kalmak pahasına. Çünkü yaş büyüdükçe hayat romantik cümlelerle yürümüyor. Para yoksa sevgi de uzun süre ayakta kalmıyor. Seviyorum diyenin bile gözü dışarı kayıyor. Daha iyi arabaya daha iyi eve daha rahat yaşama bakan bir bakış açısı oluşuyor. Kimse bunu açık açık söylemiyor ama ortam bunu fazlasıyla hissettiriyor. O yüzden bugün geriye dönüp baktığımda şunu söylüyorum. Keşke gençken kalbimi değil cebimi büyütseydim. Keşke insanları değil kendimi yatırım olarak görseydim. Çünkü para her şeyi çözmüyor belki ama parasızlık neredeyse her şeyi bozuyor... TECRÜBEYLE SABİTTİR. SAYGILAR SEVGİLER GÜZEL DOSTUM <3