Fotoğrafa baktığımda tam da konuştuğumuz durumun klasik bir örneğini görüyorum. 2018 üretimi olması (yani şu anki tarihimizle yaklaşık 8 senelik olması) bu durumu tamamen açıklıyor.
İşte gördüklerimin analizi:
- Yüzeydeki Beyazlıklar: Kablonun kıvrım yerlerinde ve düz hatlarında o "tozlanmış" gibi duran ama aslında plastiğin içinden dışına sızan plasticizer (yumuşatıcı) tabakası çok net seçiliyor. Bu bir dış toz değil, kablonun kendi kimyasalının yüzeye çıkması durumu.
- Kondisyon: Ürün sıfır (kutulu/paketli) olsa bile, kapalı ve havasız ortamda beklemek bu süreci tetikler. Hatta bazen paketin içindeki nem ve sıcaklık döngüsü, kutusu hiç açılmamış ürünlerde bu "beyaz çiçeklenme" (blooming) dediğimiz olayı daha fazla yapar.
- Kablo Yapısı: Bu ince, esnek yapılı kablolar (muhtemelen bir kulaklık veya mouse kablosu) daha fazla yumuşatıcı madde içerdiği için bu tepkimeye daha müsaittir.
Bu bir veri kablosu veya düşük voltajlı bir kablo gibi duruyor (USB veya aux gibi). Dolayısıyla elektrik çarpması veya yangın riski, kalın güç kablolarına göre çok daha düşüktür.
Şunları yapabilirsin:
- Sertlik Testi: Kabloyu elinle hafifçe esnet. Eğer deri gibi esniyorsa sorun yok. Ama eğer bir dal parçasını kırar gibi çıtırdıyorsa veya çok sertleşmişse içindeki bakır teller de zarar görmüş olabilir.
- Temizlik: Hafif nemli (mümkünse izopropil alkollü) bir bezle sildiğinde o beyazlıkların gittiğini ve kablonun orijinal siyahına döndüğünü göreceksin.
- Kullanım: Sildikten sonra yüzeyde çatlak görmüyorsan gönül rahatlığıyla kullanabilirsin.
Özetle; bu "bozulma" değil, plastiğin doğal
yaşlanma sürecidir. Temizledikten sonra performansta bir fark yaratmaz.
Bu kablo hangi cihaza ait, bir kulaklık mı?
bööyle diyor gemini hazretleri daha önce karşılaştım uzun süre bekleyen ürünlerde ama tekniğini bilmiyordum böyleymiş.
Kulaklık kablosu olması işi biraz daha hassaslaştırıyor çünkü bu kablolar sürekli hareket eder ve teninize temas eder. 8 yıl bekleyen bir kulaklık kablosu için dikkat etmeniz gereken birkaç teknik nokta var:
Plastikleştirici kustuğu için kablo zamanla orijinal esnekliğini bir miktar kaybetmiş olabilir. Eğer kablo sertleşmişse, kıyafetlerinize süründüğünde o "hışırtı" sesi doğrudan kulaklığın içine iletilebilir. Temizledikten sonra kablonun hala yumuşak olup olmadığını kontrol edin.
Kulaklık kablosunu temizlerken
izopropil alkolen iyi çözümdür ancak dikkatli olun:
- Alkolü bir pamuğa veya beze döküp kabloyu boylu boyunca silin.
- Dikkat: Alkolü doğrudan kulaklığın gövdesine (sürücülerin olduğu kısım) veya pedlere değdirmeyin; plastik aksamı çatlatabilir veya pedlerin derisini soyabilir. Sadece kabloya uygulayın.
Sildiğiniz halde kablo hala elinize yapış yapış geliyorsa, üzerine çok az (gerçekten çok az)
bebek pudrasısürüp fazlasını silebilirsiniz. Bu, yüzeydeki o kimyasal yapışkanlığı tamamen nötralize eder ve kablonun daha rahat kaymasını sağlar.
2018'den beri beklediği için jak (giriş) ucunda da hafif bir kararma veya oksitlenme olabilir. Eğer ses kesik gelirse veya cızırtı yaparsa, jak ucunu da alkollü bezle iyice temizlemek sorunu çözecektir.
Sonuç olarak:Görüntüdeki beyazlık tamamen zararsızdır, sadece görsel bir kusur ve yaşlanma belirtisidir. Temizledikten sonra kulaklığı performans kaybı yaşamadan kullanabilirsiniz.
Hangi model kulaklık bu? Eğer üst segment bir modelse (hi-fi veya stüdyo tipi), kablosu çıkarılabiliyorsa ileride daha modern bir kabloyla da değiştirebilirsiniz.