Devlet anayasası değiştirmek

Yazın çok uzun olduğu için bir cümleni alıntıladım.

Osmanlı tamamen Eğitimsiz, cahil bir halkla doluydu. Eğitimli bir halk zaten koltuk kavgasına izin vermez.

Türkiye Cumhuriyeti ; cahil nüfusun çoğunlukta olduğu ; ülkeler sıralamasında ; ilk sıralardadır .

Okuduğunu anlamada / oran , ayrıca Türkiye ' de %40 ve geçkin nüfus .. Kendi dilleri olan Türkçe dilinde ; okuduğunu anlamada ; sıfırdır .

Ayrıca 0,1 gibi bir kitap okuma oranıyla ; Dünya ' da doksanıncı falan sıralardayız .

Sence ?
 
Son düzenleme:
Türkiye Cumhuriyeti ; cahil nüfusun çoğunlukta olduğu ; ülkeler sıralamasında ; ilk sıralardadır .

Okuduğunu anlamada / oran , ayrıca Türkiye ' de %40 ve geçkin nüfus .. Kendi dilleri olan Türkçe dilinde ; okuduğunu anlamada ; sıfırdır .

Ayrıca 0,1 gibi bir kitap okuma oranıyla ; Dünya ' da doksanıncı falan sıralardayız .

Sence ?
Arkadaşım ben bunu deyip gidip Monarşiyi savunmam zaten. Monarşi için ilk Eğitimli bir halk gerek. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Sanki bir önceki dediğimden habersizmişim gibi bir davranış gösteriyorsun.
 
Eğitimsiz, cahil bir halkla doluydu.
Kesinlikle çok haklısınız. Belki bilirsiniz, Divan türü şiirleri. Orada Arapça, Farsca ve Türkçe'nin karışımından oluşan bir karma dil kullanılarak yazılan şiirlerdir. Osmanlıca olarakta bilinir. Hanedan üyeleri ve saraylarda çalışan kişiler hariç hiç kimse konuşamazdı bu dili. Hanedan üyelerinden herkes en az 3 dil bilirken halk okuma yazmayı bile bilmiyordu. Bu yüzden a'dan z'ye bütün her şey Osmanlı Hanedanı'na bağlıydı. Halkın hiçbir şeyde yetkisi yoktu zaten..
Post automatically merged:

Arkadaşım ben bunu deyip gidip Monarşiyi savunmam zaten. Monarşi için ilk Eğitimli bir halk gerek. Bunu anlatmaya çalışıyorum.
Tabi bunda da haklı olabilirsiniz. Şuan yazacak bir şey bulamadım. :)
 
Kesinlikle çok haklısınız. Belki bilirsiniz, Divan türü şiirleri. Orada Arapça, Farsca ve Türkçe'nin karışımından oluşan bir karma dil kullanılarak yazılan şiirlerdir. Osmanlıca olarakta bilinir. Hanedan üyeleri ve saraylarda çalışan kişiler hariç hiç kimse konuşamazdı bu dili. Hanedan üyelerinden herkes en az 3 dil bilirken halk okuma yazmayı bile bilmiyordu. Bu yüzden a'dan z'ye bütün her şey Osmanlı Hanedanı'na bağlıydı. Halkın hiçbir şeyde yetkisi yoktu zaten..
Vallahi Osmanlı son döneminde, padişahlar sarayında altın mücehverli kılıçlarıyla hatun kovalamayıp orduya yatırım yapsaydı bence günümüzde hala daha Osmanlı yaşıyor olurdu. Ordunun adam akıllı giyecek bir kıyafeti bile yoktu, düşün. 1. Dünya savaşında biraz modernizasyon yapmaya çalıştık sonra yine suyun dibini boyladık. Ayrıca Matbaanın geç gelmesi, Osmanlının Batıyı ve Teknolojik gelişmeleri takip etmemesi gerek Teknolojik Cahilliği, Gerek bilinç cahilliğinin göstergesiydi.
 
Arkadaşım ben bunu deyip gidip Monarşiyi savunmam zaten. Monarşi için ilk Eğitimli bir halk gerek. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Sanki bir önceki dediğimden habersizmişim gibi bir davranış gösteriyorsun.
Kesinlikle çok haklısınız. Belki bilirsiniz, Divan türü şiirleri. Orada Arapça, Farsca ve Türkçe'nin karışımından oluşan bir karma dil kullanılarak yazılan şiirlerdir. Osmanlıca olarakta bilinir. Hanedan üyeleri ve saraylarda çalışan kişiler hariç hiç kimse konuşamazdı bu dili. Hanedan üyelerinden herkes en az 3 dil bilirken halk okuma yazmayı bile bilmiyordu. Bu yüzden a'dan z'ye bütün her şey Osmanlı Hanedanı'na bağlıydı. Halkın hiçbir şeyde yetkisi yoktu zaten..

Misal vereyim :

Doğuda dağda vatani görevimi yaparken ; çok sınırda nöbet tuttum , çavuş olmama rağmen ; sürekli cezalar yerdim . Bu cezalar kağıda düşülemezdi çünkü ; askerlik vazifesini layıkıyla icra ettiğim için cezalar alırdım . İlk biz geldik diye ; yeni gelen askerlere işkence eden erler ; darp eden linç eden erler falan ; kimim kimsem de yoktu ; onlarla kavga ederdim her Allah'ın saati . Bir gün yine böyle bir kavgadan sonra ; infial da çıkmasın diye bana ceza veriyorlar alışmışız tabi ; fırtına koptu göz gözü görmüyor savuruyor seni ; neyse ben herkesi ulaştırdım nöbet yerlerine ; bende nöbet yerine geçtim . Anons geldi .. nöbet yerlerinden nöbetçiler alınmayacak diye .

Bir cayırtı koptu , Hatta .. çok sonra gördük ki .. Koca bir ağaç yerinden sökülmüş falan . Yanımdaki o işkenceci darpçı yeni gelen çocuklara eziyet linç darp eden garibim Anadolu askeri de ; Ağlamayı bir koy verdi .. Komutanla aram iyi komutana ulaşacağım , bizi buradan alsın istemiyorum diye .. çocuğu zar zor sakinleştirdim . çöktürdüm . Telefonunu çıkart oyna dedim , o çocuk orada çöküp telefonda oyun oynarken ..

Kıdemli çavuş bende ; dışarda gözetleme yapıyordum . O fırtına da ne çektiğimi ben bilirim de ; en çok yanarım yanarım da ; kitabım vardı KAVGAM diye .. ya kamuflaj cebinde ya mont cebinde duruyordu . O fırtına da çıkaramadım . Her şey bitti istirahat edeceğim . Bir baktım kitabın mürekkebi silinmiş okunmuyor .

Düşün ki ! Ona buna eziyet eden linç eden darp edenler işkence edenler , zarar verenler .. yanı başımda tir tir korkudan titredikleri gibi ölüm korkusundan ..

Azıcık da olsa şeref olur bir insanda ; Hem ben senden bayağı üst rütbedeyim . Hem güçlüyüm , Hem de komutanın benim , Seni çöktürüyorum çıkar telefonunu oyna madem diyorum . Çünkü onların telefon kullanma hürriyeti vardır . Komutanlar karışmazlar onlara . Düzenden dolayı .

Çöktürüyorum başına da bir iş gelmesin diye .. Ben de gözetlemek için dışardayım .

Sakinleşince ; falan insan der .. ya şu abi benim için neler yapıyor . Donmuştur şimdi ona yardımcı olayım ısınsın falan demiyor .

Ha ne oldu dersen ; gene aynı vatan millet sakarya edebiyatı .. Çocuk oradan kurtulunca .. Gene yeni gelen çocuklara linçler darplar işkenceler falan yapmaya devam etti . Çok sonra kalabalık bir tane grupla ölümüne kavga ettim .

Ondan sonra da beni kontrol noktalarına postaladılar işte .

Yani ... olmuyor böyle anlayacağınız . Askeri yönetimde dahi , yozlaşma olduğu zaman .. Şerefli namuslu onurlu haysiyetli idealist prensipli adamlar .. avlandığı zaman ve sırf görevlerini yaptı diye cezalandırdığınız zaman ..

Primleri her şeyi .. edebiyatçılar toplarlar .

Herkes sosyal medya da orada burada internette vatan kurtarır . Ama iş gerçekten saha da olunca ; korkudan tir tir titrer bunu anlatmaya çalışıyorum .
 
Osmanlının Batıyı ve Teknolojik gelişmeleri takip etmemesi gerek Teknolojik Cahilliği, Gerek bilinç cahilliğinin göstergesiydi.
Osmanlı Hanedanı'ndan yenilikçi çok az padişah çıktı. Bunlara da halkın neler yaptığını biliyorsunuzdur. 4. Murat, 2. Osman.. Galiba biz Türkler hiçbir zaman gelişemeyiz. Şuan 7 bağımsız devlet var hepsi demokrasiyle yönetiliyor (güya) ve hepsinin gerek ekonomik gerek yaşam standartları bakımından durumları ortada..
 
Osmanlı Hanedanı'ndan yenilikçi çok az padişah çıktı. Bunlara da halkın neler yaptığını biliyorsunuzdur. 4. Murat, 2. Osman.. Galiba biz Türkler hiçbir zaman gelişemeyiz. Şuan 7 bağımsız devlet var hepsi demokrasiyle yönetiliyor (güya) ve hepsinin gerek ekonomik gerek yaşam standartları bakımından durumları ortada..

Ek not : Yaşanan bu vaka toplu linç vakasıdır . 30 kişi de .. kendilerine üst tertip diyen ; üç dört ay önce gelmiş gençlerdir .

Benim durumsa : Nöbetçi çavuşum .

Nöbetçi çavuşum her şeye ben bakıyorum . gün içinde on dakika zamanım bile yok . Üç beş değişimden sonra ; kumanya için mola vakti gelmiş bende rahatladım çay buldum sigara tüttürdüm . 6 saat sonra oturuyorum . Bir cayırtı koptu .

Yeni gelmiş bir çocuğu aralarına almışlar 30 KİŞİ linç ediyor .

Aralarına girdim çocuğu kurtarayım diye ; çocuğu çekip duvar vardı orada duvara fırlattım . Geriye bir döndüm suratıma bir yumruk yedim .

o saatten sonra ortalık öyle bir karıştı ki .. Çocuğu arkama aldım . Gelene yumruk sallıyorum . İki üç tanesini yere indirdim boşluk oluştu .

Çocuğu tuttuğum gibi sürüdüm duvardan ; ondan sonra da kapı görünce içeriye attım çocuğu ; kapıyı da üstüne kapattım .

Arkamı döndüğümdeyse ; elmacık kemiğine öyle bir yumruk yedim ki ; anlık bir görüntü gider gibi oldu .

yakamdan tutup sürüdüler ; çaprazda ki duvara yapıştım .

Allahtan üstüm de hücum yelek vardı . Çok şiddetli olmasa da ; sersemletici şekilde kafayı vurdum duvara .

tam görüntü gitti gidecek derken ; kafayı can havliyle geri çekip gerinerek kafa attım .

bütün gücümle ; kolumu öyle salladım ki ! öbeklendikleri için takıldılar ve iki üç kişi düştü .

bende görüntü gitti gidecek , zıplayıp yere doğru yumruk salladı biri kulağıma denk geldi .

sonra öndekinin biri de bir tekme attı göğsüme ; tekrar duvara yapıştım .

Bundan sonra kurtuluş yok dedim saldım kendimi . Tam yıkılacağım . Astsubayla bir kaç asker yetişti .

Neyse Yeni gelen çocuğu kurtardık .

Öğrendim ki ! Eziyet darp ederlerken bu çocuğun yeni evli hanımına küfür etmişler kız kardeşine küfür etmişler sürekli . Çocuk dayanamamış ve süpürgeyi başındaki çocuğa geçirmiş .

Aradan 6 ay geçti geçmedi . Bu çocuk komutanlarla konuşmuş anlaşmış , diğer erlerle de konuşup anlaşmış . Bana geliyor bize karışma diye . Bizde yeni gelenlere böyle yapacağız diye .


İşte insanımız :D

Not : Çocuğun başında durdum korudum kolladım , İfade verdim . Çocuğun ceza almasını da engelledim . Çocuk için otuz kişiden yumruklar tekmeler yedim . Ama o çocuğun yaptığına bak ?

Ben o çocuk ve o çocuklar gibi vatani vazifesini en güzel umutlarla yerine getirmek için gelenlere ; şerefimle namusumla canım pahasına yardımcı oluyorum .

Bu çocuklar fırsatını bulunca ; aynısını yapmak için beni sırtımdan vuruyorlar .

Askerliğimin son aylarını da ; ölümüne girdiğim bir kaç kavgadan dolayı ; Daha fazla infial yaratmamak adına beni postaladılar . Gece kontrol noktalarından sorumlu olarak ufak bir timle vatani görevimi bitirdim .

Kontrol noktalarında da az sayıda kişi olduğu için ; tek sorumlu komutan da ben olduğum için ; gece olduğu için .. asayişi sağlayarak bitirmiş oldum .

Haklarını yemeyelim , takdir yazılarımı üstün başarı falan şu bu hepsini verdiler .
 
Son düzenleme:
Osmanlı devleti , Meşrutiyet denilen örneğiyle ; anayasal monarşi şeklinde yönetildi ve sonuç ne oldu ?
Osmanlı yıkılma aşamasında kısa süreli Meşrutiyet ile yönetildi sadece.
Onun dışında Mutlak Monarşi ile idi.
Yıkılma sürecinin yönetim şekliyle de alakadı yok.
 
Osmanlı yıkılma aşamasında kısa süreli Meşrutiyet ile yönetildi sadece.
Onun dışında Mutlak Monarşi ile idi.
Yıkılma sürecinin yönetim şekliyle de alakadı yok.

Sorunda bu ya zaten ; Günümüz dünyasının şekillendiği yıllar ; iş bu yıllarda Osmanlı Anayasal monarşi ile yönetilmekteydi .
Ben de diyorum dilim de tüy bitti ; Sizler sürekli yönetim tartışmaları yapıyorsunuz .

İdari Mülki Siyasi tartışmalar . Elli milyon kere dedim , Elli milyon + 1 kere söylüyorum .

Olayın aslını ; sosyodemografik sosyokültürel sosyolojik psikolojik zoolojik ele almadıkça !

Eylem koymadıkça ; sonuç almadıkça ; işte böyle bir çukurda pislik içinde yaşamaya devam edeceksiniz !

Parlamenter sisteme geçtim küresel Isınmayı çözülüverdi hayret , Yarı başkanlık sistemine geçtim Kıtlık sorunu çözülüverdi hayret Allah Allah !

Terör sorunu çözülüverdi Mutlak Monarşiye geçtim Allah Allah ?

İnsanlar ne zaman beyin denilen organ ile değil de Omurilik ile düşünmeye başlar ? Omurilik de bazı reflekslere sahiptir !

İşte O zaman ; o toplumda şartlı koşullanma neyse ; güdü neyse dürtü neyse kalıp neyse ; kim ne şekilde koşullanmışsa ; doğruyu o şekilde görür .

Biri der Şeriat ülkeyi adam edecek ! Biri der Parlamenter sistem ! Biri de Liberal sistem ! Biri de Monarşi ?

Kimse de şunu demez ! Arkadaşlar bu sorununun çözümü için mesele tüm yönleriyle ele alınmalı ! Bütün seçenekler her şey masaya yatırılmalı !
Nesnel ve kesin bilimsel gerçeklerle desteklenmeli ! Bunla akalı eylem planları sahada hayata geçirilmeli ! Mesele bilimsel ve nesnel her şeyiyle ele alınmalı !

 
4. maddeyi satacağım.

Bu arada ; Bilenler vardır belki de ben yine de buradan duyurayım da ; Cumhuriyet'in ilanında bir punduna getirme hadisesi olmuştur !
Herkes İslami bir yönetim şekli ve İslami kurallar beklerken ! Hızlıca ve çok çabuk cumhuriyetin ilanı yapılmıştır .

Daha anlaşılır : Atatürk cahil halkı bir punduna getirip de kandıran ve bu sayede ülkeyi kurtaran bir tarihi figürdür .
 
Kimse de şunu demez ! Arkadaşlar bu sorununun çözümü için mesele tüm yönleriyle ele alınmalı ! Bütün seçenekler her şey masaya yatırılmalı !
Nesnel ve kesin bilimsel gerçeklerle desteklenmeli ! Bunla akalı eylem planları sahada hayata geçirilmeli ! Mesele bilimsel ve nesnel her şeyiyle ele alınmalı !
Birileri Cumgurbaşkanı seçilip zevk ile 4 yıl geçirmek için halka yalan söyler ve başa gelince bir şey yapmaz.
Lakin Kral öyle değil. Sürekli orada ve bu sorunların hepsine ayıracak vakti var.
Cumhurbaşkanları, popülizm için vardır.
 
Yeni mesajlar Yeni Konu Aç  

   

SON KONULAR

Forum istatistikleri

Konular
1,201,160
Mesajlar
10,845,117
Üyeler
190,869
Son üye
Sandik1433
Geri
Top