Sen bir fikir ortaya atıyorsun ve bana “Şöyle yapacağım, böyle yapacağım” diyerek planlarını anlatıyorsun. Ben de sana dönüp, “Sen ancak benim y*rağımı yersin” desem, bunu gerçekten fiziksel bir anlamda mı söylüyorum, yoksa “Sen dediklerini yapamazsın, boş konuşuyorsun” mu demek istiyorum? İşte bu, ifadenin bağlamına göre anlaşılır. Aynı şekilde, Kur’an’daki ayetleri de bu mantıkla yorumlamak gerekir. Örneğin, “Orada kuru dikenden başka yiyecekleri yoktur” ifadesi, literal olarak sadece kuru diken yeneceği anlamına gelmez. Bu, orada hiçbir güzel ve yenilebilir yiyeceğin olmayacağı, insanların güzel yiyeceklerden mahrum kalacağı anlamını taşır. Kanlı irin ya da zakkum ağacı gibi şeyler yenilebilir şeyler midir? Tabii ki hayır. Bunlar, mecazi bir şekilde cezalandırmanın ve mahrumiyetin sembolleridir.
Örneğimi lütfen agresif bir şekilde algılama; sadece daha anlaşılır olması için böyle bir ifade kullandım. Zaten Kur’an, doğrudan okuyup hemen anlaşılabilecek bir kitap olsaydı, hadislere ihtiyaç olmazdı. Lütfen TikTok’tan ya da Instagram’dan bulduğun ayetleri buraya yazıp geçme; eğer ayet paylaşacaksan, biraz yorumla. Ben dinle iç içe bir insan değilim, ama burada anlatılmak isteneni kendi mantığım çerçevesinde yorumlayabilecek ve anlamlı bir sonuca ulaşabilecek kapasiteye sahibim.