Atatürk’ün İsimleri ve Değişim Süreci

Yapay zekaya yaptırma amacını merak ettim
Ya bi de Inkar edenler Sana karsi olanlar var HAHAHAHA

Ya sadece Iste uzun cizgi uzun zamandir var kullaniyordum dedigi yerde gidip 2dk girdim profil'ine girdim ve ona ait olan konulara baktim Yani yapay zeka oldugu o kadar belliki hatta chatgpt cikmadan onceki konualrina ve ciktigi gunden sonraki konularina bak Kor degisle biri Bildigin Chatgpt gibi maddeler in basina . koymaya imla kurallarina bir anda dikaat etmesi ve siradan bir insandan cok ama cok daha dikkat etmesinden asiri belli oluyor kor olmayan beyni olan herkes gorur

''Ben'de Konularimda veya cok uzun yazacaksam (beni bilen bilir uzun cevap yazdim mi baya uzun yani detayli olur XD) cevaplarimda'da AI kullaniyorum ama AI'yi Sadece yazdigim yaziyi verip bunu duzenle ve daha akici hale getir diyorum Yani konu sahibi boyle dese okey ama direk tamamen inkar ediyor XD''
 
güzel yazı olmuş, ek olarak bazı eleştiriler var olsa da atatürke kemal isminin verilmesi hikayesi aynı zamanda ali fuat paşa'nın sınıf arkadaşım atatürk adlı kitabında da bizzat atatürkün anlatımıyla geçer.

bir de kamal ismine karşı mısıroğlu'nun ibranice tanrı demek tarzı iftiraları var, bu gerçek değil ve hiç bir kaynağı yok. Asıl amacını anlatmışsın zaten. Ama ben yine de Atatürk'ün bu yaptığını pek mantıklı bulmuyorum, sıradan biri isminin öz türkçe olması isteğiyle ismini değiştirebilir, ama tarihe kendi adınla nam salmış birinin kullanımı tutmayacağı da belli bu değişikliği yapması bana tuhaf ve gereksiz geliyor. Zaten yanlış bilmiyorsam devlet belgelerinde bile bir süre sonra kemal kullanılmaya başlanıyordu.
 
Ama ben yine de Atatürk'ün bu yaptığını pek mantıklı bulmuyorum, sıradan biri isminin öz türkçe olması isteğiyle ismini değiştirebilir, ama tarihe kendi adınla nam salmış birinin kullanımı tutmayacağı da belli bu değişikliği yapması bana tuhaf ve gereksiz geliyor.
3 Ekim 1934'te Türkiye'ye ziyarete gelen İsveç veliahtı VI. Gustav Adolf şerefine Çankaya Köşkü’nde verilen ziyafette şöyle bir konuşması var Atatürk'ün:
  • Altes Ruayâl, Bu gece, yüce konuklarımıza, Türkiye’ye uğur getirdiklerini söylerken duyduğum, tükel özgü bir kıvançtır. Burada kaldığınız uzca, sizi sarmaktan hiç durmayacak ılık sevgi içinde, bu yurtta, yurdunuz için beslenmiş duyguların bir yankısını bulacaksınız. İsveç-Türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır. Süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini, o denli yaltırıklı yöntemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özence değer değildir. Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar; baysal utkusu. Altes Ruayâl, Yetmiş beşinci doğum yılında oğuz babanız, bütün acunda saygılı bir sevginin söyüncü ile çevrelendi. Genlik, baysal içinde erk sürmenin gücü işte bundadır. Ünlü babanız, yüksek Kralınız Beşinci Güstav’ın gönenci için en ıssı dileklerimi sunarken, Altes Ruvayâl, sizin Altes Ruvayâl, Prenses Louise, sevimli kızınız Altes Prenses İngrid’in esenliğine, tüzün İsveç Ulusunun gönencine içiyorum.
Atatürk'ün zihninde meselenin ne denli mühim olduğunun anlaşılması için güzel bir örnek. Atatürk, bu dönemler fena takık bir durumda dilde sadeleşmeye. Etkilerini her yerde görüyoruz. Mümkün mertebe Türkçe kökenli kelimeleri kullanıyor.
 
3 Ekim 1934'te Türkiye'ye ziyarete gelen İsveç veliahtı VI. Gustav Adolf şerefine Çankaya Köşkü’nde verilen ziyafette şöyle bir konuşması var Atatürk'ün:
  • Altes Ruayâl, Bu gece, yüce konuklarımıza, Türkiye’ye uğur getirdiklerini söylerken duyduğum, tükel özgü bir kıvançtır. Burada kaldığınız uzca, sizi sarmaktan hiç durmayacak ılık sevgi içinde, bu yurtta, yurdunuz için beslenmiş duyguların bir yankısını bulacaksınız. İsveç-Türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır. Süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini, o denli yaltırıklı yöntemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özence değer değildir. Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar; baysal utkusu. Altes Ruayâl, Yetmiş beşinci doğum yılında oğuz babanız, bütün acunda saygılı bir sevginin söyüncü ile çevrelendi. Genlik, baysal içinde erk sürmenin gücü işte bundadır. Ünlü babanız, yüksek Kralınız Beşinci Güstav’ın gönenci için en ıssı dileklerimi sunarken, Altes Ruvayâl, sizin Altes Ruvayâl, Prenses Louise, sevimli kızınız Altes Prenses İngrid’in esenliğine, tüzün İsveç Ulusunun gönencine içiyorum.
Atatürk'ün zihninde meselenin ne denli mühim olduğunun anlaşılması için güzel bir örnek. Atatürk, bu dönemler fena takık bir durumda dilde sadeleşmeye. Etkilerini her yerde görüyoruz. Mümkün mertebe Türkçe kökenli kelimeleri kullanıyor.
öyle tabi genel olarak büyük zihinler karar verdi mi sonuna kadar, oldurana kadar olmasını ister bu tür şeylerin. Yine de Atatürk devrimleri genel olarak realist ve mantığa uyar seviyede, bu tür bazı eylemleri ise tutmuyor.
 
Geri
Top