salla gitsin diyenleri salla kankam, kız duygu boşluğunu seninle kapatmış. babası gelincede seni sallamış, aynı durumu bende yaşadım 2 yıllık ilişkimde ve ben bitirdim. kızlar böyle yani, duygu boşluğunu kapatırlar ama asla yalnız kalamazlar çünkü ilgi hastasılar, benim ex de üniye gider gitmez ilk aydan sevgili yapmış, minecraftda birlikte yaptığımız yapıları falan yapmış yani anlayacağın kopyala yapıştır yapıyorlar bütün erkeklere, kimi sevdiğine dikkat et, her kız sevilmez. her kervan yolda düzülmez. yapabileceğin en iyi şey 2-3 ay depresif takılcan zaten ama sonrasında unutursun ve olur geçerMerhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Öncelikle yaşadığın olay için üzüldüğümü dile getirmek isterim, Aşk konusunda ben bile iyi değilken sana şunu bunu yap demek haddim bile değil ama kendini kullanılmış gibi hissetme öncelikle bunu demek isterim okulda yaşanan aşkların çoğu kalıcı değildir ilerde yine bu zamanları hatırladığında gülüp geçeceğin bir anı olacak merak etme, daha başkaları gelip geçecek içinde onun gibisini bulabilirmiyim düşüncesi olduğuna eminim ama daha iyileride illahaki karşına çıkacaktır o zaman şimdi düşündüğün şeyler üzüldüğün şeyler aklından silinecek sende biliyorsun ama içinde o sevgiyi azaltmak için arkadaşlarınla eğlen kendini rahatlat aklından çıkar sana diyebileceklerim bunlar ama o kız sana dönermi dönse bile eski duyguları hissedermisin bunuda düşün hayatta daha uzun yılların var benden söylemesiMerhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
kral sana kızmı yok salla gitsin. düzgün birine benzemiyor zaten böylesi belki daha hayırlıdır. direk seni terslemiş düzgün bir biçimdede ayrılabilirdi.Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Eğer seni önemsemiyorsa onu kendi haline bırakacaksın sigma kurallarında böyle yazıyor.Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Aga Be ÜzdüMerhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.