Bir insan anadilini nasıl öğrenir. Analiz edelim
Öncelikle 1.5-2 yaşına kadar sadece listening yapar. Bu bebeğin alt yapısının dolmasını sağlar. Ama burada alt yapının dolması demek annesinin veya etrafından çıkan seslerin, yapılan eylemler ile eşletirmesi demektir. Burada ne alfabe bilir ne kelime bilir sadece bildiği şey telaffuzdur. Beyin ise telaffuz ile yapılan eylemi eşleştirir. Burada kulak kası gelişti diyebiliriz.
Sonra, bebeğin altyapısı belli bir miktar dolduğu için dolduğu alt yapı ile çat-pat konuşmaya başlar. Burada ise ağız, gırtlak ise daha önce duyduğu o telaffuzları çıkartmaya çalışır. Ve bir süre sonra artık buradaki kaslarda gelişir ve, daha önce duyduğu o telaffuzları artık net ve pürüzsüz bir şekilde çıkarmaya başlar. Ve bu şekilde çıkardığı telaffuz ile yaptığı eylemler refleks halini alır. Lakin hala ne okumasını ne yazmasını bilir.
Bebek büyür artık okula gitmeye başlar. Ve alfabe öğrenir. Sonra okumaya ve yazmaya başlar. İşte reading ve writingin geliştiği yer burasıdır. Ve artık çıkardığı ve duyduğu telaffuzların nasıl yazıldığı ve nasıl okunduğunu öğrenir. Ve artık farklı derslere girdiği ve farklı konularla sürekli spontene bir şekilde konuştuğu için kelime dağarcığıda artar. Ve sürekli anlaşılabilir girdilere maruz kalır.
Burada işin püf noktası alt yapısını doldurmak.Peki aynısını bir başka dil içinde uygulayabilir misin. Evet. Bunun en kısa yolu, edinmeye çalıştığın dilin ya konuşulduğu ortama gitmek ya da konuşlan bir ortam oluşturmak. Lakin bu çoğumuz için imkansızdır.
Alternatif olarak:
4 skill var geliştirilmesi gereken. Reading ve listening, bunlar inputtur. Bunlarla sürekli altyapınızı doldurursunuz. Speaking ve writing ise outputtur. Bunlar ile doldurduğunuz altyapınız ile çıktılar üretirsiniz. Alt yapınız dolmaz ise rahatlıkla konuşamazsınız. İnput olmadan output olmaz.
Şimdi bu metod ile sürekli "comprehensible input" yani "anlaşılabilir girdi" lere maruz kalmanız gerekiyor.
Bunu önce reading ile yapmalısınız. Sonra readinginiz bir seviyeye gelince listening ile devam ettirmelisniz. Alt yapınız dolunca bir noktadan sonra çat/pat konuşabilmeye başlayacaksınız. Sonra speakinginizin fluent olması için speaking yapmalısınız. Aynı bebeğin 2 yaşlarında yapmaya çalıştığı gibi.
Peki önce neden reading. Çünkü şu anki yaşımız bir bebeğin veya 1.sınıfa giden bir çocuğun hayatı gibi birilerin sürekli bize yavaş yavaş konuşmasını sağlayamayız. Sağlasakta sürekliliğini korumaz. Ama reading sizin kendi hızınızda yapabileceğiniz ve aynı zamanda kelime dağarcığınızı artıracak en iyi metoddur. Speaking yapmak istesinizde kelime dağarcınız olmadığı sürece bir şeyler eksik kalacaktır.
Gramer işin matematiğidir. Ve çok azıdır. Amaç değil araç olacaktır. Native olmak istiyorsan grameri hızlıca geçmen gerek.
Önce A1 seviye gramer öğren sonra A1 seviyede 10 tane kitabı en az 2 kere oku.İlkinde çeviri yapabilirsin. Ama ikincisinde çeviriyi kullanma. Tıkandığın yerde hatırlamaya çalış. Çünkü ilk okumada çeviri kullanmıştın.
Bu şekilde B2'ye kadar gel. C1 seviyesindeki kitaplara geçmene gerek yok. Kitapları kütüphanelerden bulabilirsiniz.
Çeviri yaparken google translate yerine yapay zekayı kullan, kelime çevirisi değil, cümle çevirisi yap. Cümle çevirisini "sana vereceğim cümleyi kelime kelime veya kelime öbekleri şeklinde çevir" diyerek yap. Cümle çevirisi önemli. Kelime çevirisinden uzak dur. Bu şekilde reading yaparken kelimeleri pasif bir şekilde ezberlemeden edineceksin.
Eğer günde 10 sayfa okursan, ayda 300 sayfa kitap okumuş olursun.
A1 kitaplarını 30 sy olduğunu varsayarsak, 2 ayda 10 tane kitabı 2 kere okuyup A1'i seviyesini bitirsin..
A2 kitaplarını 30-50 sy olduğunu varsayarsak(ort 40) 2,5 ayda 10 tane kitabı 2 kere okuyup A2'yi bitirsin.
B1 kitaplarını 50-75 sy olduğunu varsayarsak (ort 60) 4 ayda 10 tane kitabı 2 kere okuyup B1'i bitirsin.
B2 kitaplarını 100 sy olduğunu varsayarsak 7 ayda 10 tane kitabı 2 kere okuyup B2'yi bitirirsin.
Tabi 20 sayfa okuyarak süreyi yarıya da indirebilirsin. Günde 10 sayfa okuyarak yıllarca aldığınız ing eğitiminden çok daha iyi bir şekilde dili sadece öğrenmez aynı zamanda edinirsiniz.
Buraya kadar geldiğinde ingilizcenin sadece gramer yapısını öğrenmiş bir şeyleri okuduğunda ise ingilizce ->türkçe->anlam (bu aradaki katman kullandıkça gidicek.) şeklinde ingilizceyi anlamaya başlamış olacaksın. Gramerde B2 seviyesine gelmek veya cefr seviyesinde B2 kitaplarını okumak sana ingilizcede nativelik vermeyecek.
Asıl ingilizce buradan sonra başlıyor. Çünkü seviyeli kitaplar ing öğrenenler için basitleştirilmiş şekilde yazılıyor. Günlük hayatta konuşulan ing ise anadili ing olanlar için yazılıyor. Native olabilmek için nativelerin okuduğu kitaplara geçip onları okumaya başlamalısınız. Bu tarz kitaplarda realistic fiction kategorisini tavsiye ederim. Çocuk kitapları, middle grade kitaplar, young adult, sonra adult kitaplara geçebilirsiniz. Her seviye kolay geldikçe bir sonraki seviyeye geçin.
Neden Reading tavsiye ediyorum.
1. Kitaptaki karaktelerle bağ kurarsınız onun yaşadığı ortamda sanki siz yaşıyormuş ve sanki onun yerine siz konuşuyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Bu da okuduğunuz metinlerdeki kelimleri ezbere değil native bir şekilde edinmenizi sağlar. Eğer realistic fiction okursanız, karakterin okuldaki arkadaşları ile konuşmaları, öğretmenleri ve müdürleri ile resmi konuşmaları, hastahaneye gidiyor ise hastahanedeki konuşmaları, eve geçince ailesi ile konuşmaları, sokakta oynuyor ise sokaktaki arkadaşları ile konuşmaları, telefondaki texting(kısaltmalar çoktur before yerine b4 gibi) gibi farklı farklı senaryolardaki konuşmalara şahit olacaksınız. Bu da sizin sanki o dünyanın bir parçasıymışsınız gibi yapacak. Doğal bir şekilde ingilizceye maruz kalacaksınız.
2. Listening yapmaya başladığınızda, ilk başlarda muhakkak ing altyazılı izleyeceğiniz için altyazıları okumanızı kolaylaştıracak. Sürekli durdurup kelime bakmanızı engelleyecek.
3. Kelimeleri ezbere değil pasif bir şekilde sadece ilk anlamı değil farklı yerlerde farklı manalarını da veya önüne gelen başka bir kelime ile oluştuğu manalarını da edineceksiniz. Ve Kelime dağarcınızı geliştiricek.
4. Gramer dediğimiz şey cümle yapısı değil mi. Peki cümle yapılarının kurallarını öğrendikten sonra bunun pekiştirmesini gramer kitabındaki veya kursun sonundaki bir kaç tane cümle ile mi yapacaksınız? Okulda mattan bir konu öğrenince kaç tane soru çözüyorsunuz oturması için. İngilizce için de aynı şekilde kitap okumalısınız.
İngilizce de önce alt yapınızı doldurmaya bakın, speaking ve writing kendiliğinden gelecek.
Dil edinimi sadece dili konuşabilmek demek değildir aynı zamanda kültürüde öğrenmek gerek. O yüzden youtubedan real life engilish kanalları bulup onlarıda izleyin.