İşine geleni kesip atmak sende hastalık olmuş. Sen birilerinden çok fazla etkileniyon bak. Kendi kendine düşünme yetini geliştirememişsin. Yazdığın ayetin sadece başını kopyalayıp "bak Allah cehennem için yaratmış" diye şov yapmadan önce, o kopyaladığın ayetin devamını okuma zahmetine girseydin keşke. Ayetin tam hali ne diyor bak: "Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennemlik yaptık. (Neden biliyor musun? Ayet devam ediyor

Çünkü onların kalpleri vardır ama onlarla kavramazlar; gözleri vardır ama onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler..."
Yani Allah orada "Ben bunları sırf cehennemde yakmak için, piyon gibi yarattım" demiyor! "Ben onlara akıl verdim, göz verdim, kulak verdim; ama onlar inatla bunları kullanmayıp gerçeğe kör ve sağır kaldıkları için KENDİ İRADELERİYLE cehennemlik oldular" diyor. Arapça gramerinde ve Kuran edebiyatında buna "akıbet/sonuç" bildirimi denir. Bir öğretmenin sınıfa girip "Ben bu zor sınavı hazırladım, bu sınıfın çoğu bu sınavdan kalacak" demesi, öğretmenin onları bilerek bırakmak istediğini mi gösterir, yoksa öğrencilerin tembellik yapıp kendi iradeleriyle kalacakları SONUCUNU mu bildirir? Azıcık okuduğunu anlamaya çalış.
Yazdığın şu cümleye bir bak Allah aşkına:
"Doğuştan zaten kimse kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmaz."Tebrik ederim kardeşim, İslam'ın "Fıtrat" dediği şeyi kendi ağzınla, kusursuz bir şekilde özetledin!
Sen hem "doğuştan böyle bir kural var" diyerek içimizdeki o ahlaki yazılımın (vicdanın) varlığını kabul ediyorsun, hem de bu yazılımı oraya koyan bir Yaratıcı olduğunu söyleyince "klişe" diyorsun. İyi de, o "doğuştan" dediğin kodlama durduk yere, tesadüfen mi yüklendi o bilince? Evrim mi dedi sana "başkasına haksızlık yapma" diye?
Daha da komiği, Amazon'daki yamyam kabileleri örnek vermişsin. Madem insanda senin dediğin gibi "Doğuştan zaten kimse kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmaz." kuralı var, o Amazon kabilesi niye adam yiyor? Demek ki neymiş? İnsan, çevresiyle, kültürüyle veya sapkınlıklarıyla o "doğuştan gelen temiz vicdanı" (fıtratı) bozabiliyormuş, karartabiliyormuş. İşte Şems Suresi tam olarak bunu söylüyor: İçindeki o pusulayı temiz tutan kurtulur, onu karartan/bozan cezasını çeker.
O yamyam kabileye peygamber gitmediyse, namaz kılmadığı için yanmayacak elbet. Ama kendi vicdanını, "doğuştan gelen" o temel ahlak kurallarını çiğneyip çiğnemediği üzerinden, yani kendi aklı ve fıtratı üzerinden yargılanacak. Ortada fıs olan hiçbir şey yok, sadece senin kendi yazdığın "doğuştan gelen ahlak" cümlesini bile Kuran'ın söylediğini fark edemeyecek kadar ezbere konuşman var.