Merhaba arkadaşlar, ben dün yaşadığım olayı yazıyorum size dün S26+ aldım. Arkadaşıma söyledik, "Neden iPhone 17 almadın, ***** mısın la?" diyerek dalga geçti. TR'de neden bu durum var, onu da merak ediyorum. iPhone serisi her zaman böyleydi. Ben iPhone almayı popüler kültür köleliği olarak görüyorum. Kimsenin benim hakkımda dedikleri umurumda değil, ben kendim kullanmak için alıyorum, kimseye bir hava atma peşinde değilim. Bu durum beni çok sinirlendirdi. Siz bu hava atma olayı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sistem, tüketim döngüsünün sürekliliğini sağlamak adına insanlara yapay ve gerçek dışı hedefler dayatır. Statükonun korunması için harcama çarkının durmaksızın dönmesi gerekir. Bunun için de insanlara sübliminal bir gerçeklik algısı aşılanır:
'Şuna sahip değilsen değersizsin, bunu almıyorsan yetersizsin.' İşin acı tarafı, bu manipülasyon yabancılardan değil, direkt olarak kişinin yakın çevresinden gelir. İnsanlar, aslında kendilerine ait bile olmayan bu ithal düşünceleri yayarak sürü halinde kapitalist statükoyu beslerler. Bu döngünün başındakiler pastadan payını alırken, halkın ağzı açlıktan kokar. Ancak ceplerindeki telefon, onlara barınma ve giyinme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri o görece büyük parayı, katma değeri şişirilmiş bir metaya yatırmanın hazin 'hazzını' yaşatır.
Bu süreçte birincil amaç, kitleleri çiğ, eğitimsiz ve düşünme becerisinden yoksun bırakarak tektipleştirmektir. Sistem, senin yerine düşünür, senin yerine karar verir. Böylece seni farklı ve öngörülemez kılan her şey törpülenir; sistem de kendi sürdürülebilirliğini garanti altına alır.
Toparlamak gerekirse; adına ister devlet deyin ister küresel sermaye, sistemin tek bir varoluş amacı vardır:
Kendi devamlılığını korumak. Bunu yapabilmek için insanların düşünme yetilerini ellerinden alır ve neokortekslerini (mantık merkezini) devre dışı bırakmayı öğütler. Çünkü neokorteks, nöroplastisite sayesinde sürekli gelişen ve sorgulayan bir yapıdadır. Oysa en altta bulunan beyin sapımız ve duygularımızı yöneten limbik sistemimiz (amigdala) manipülasyona son derece açıktır; orada mantık yoktur. Sistemin tam olarak istediği de budur: İçi boş hedefler ve kutuplaşmalar yaratarak insanları en ilkel, en duygusal dürtüleriyle hareket ettirmek. Unutmayın; manipülasyon basit bir kandırma eylemi değildir. Manipülasyon, kurbanın semantik olarak ölçülebilen tüm ölçütlerinin (yani duyguların) ağırlıklarını manipülatörün arzusuna göre değiştirme sanatıdır.