Bir oyunda işlemci, sahnedeki fizik, yapay zekâ, oyun mantığı ve diğer hesaplamaları gerçekleştirerek ekran kartına ne çizmesi gerektiğini hazırlar. Bu nedenle işlemcinin gücü, belirli bir sahnede ulaşabileceğin maksimum FPS’i doğrudan etkiler.
Örneğin işlemci o sahnede saniyede en fazla 60 kare hazırlayabiliyorsa, ekran kartın ne kadar güçlü olursa olsun 60 FPS’in üzerine çıkamazsın. Ancak bu noktada ekran kartlarının bu 60 kareyi üretmek için harcadığı güç farklıdır. Örneğin RTX 5070 aynı 60 FPS’i %50 kullanımla üretebilirken, RTX 3060 %90 kullanım seviyesine kadar çıkabilir.
Çok güçlü bir işlemci kullandığında ise durum tersine döner. İşlemci örneğin teorik olarak saniyede 1000 FPS hazırlayabilecek kadar hızlıdır, ancak ekran kartının gücü yalnızca 200 FPS üretmeye yeter. Bu durumda ekran kartı %99 civarında çalışır çünkü sınırlayıcı olan artık GPU’dur.
Kısacası; eğer işlemcin mevcut sahnede yeterli sayıda kareyi hazırlayamayacak kadar yavaşsa, daha güçlü bir ekran kartı takmak beklediğin performans artışını sağlamaz. Bu yüzden güçlü bir ekran kartı alırken, onu besleyebilecek kadar güçlü bir işlemciye de sahip olmak gerekir. Amaç, işlemcinin hazırladığı karelerle ekran kartının çizebildiği karelerin birbirini mümkün olduğunca yakalamasıdır.
Bir de sık yapılan bir yanlış var:
Çözünürlüğü artırmak CPU darboğazını çözmez. Çözünürlüğü 2K veya 4K yaptığında ekran kartının her kareyi o çözünürlükte çizmek için harcadığı iş artar ve bu yüzden GPU kullanımı yükselir. Ancak FPS artmaz. Çünkü işlemci hâlâ saniyede aynı sayıda kareyi hazırlayabiliyordur.
Yani GPU kullanımının artması, darboğazın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Sadece ekran kartına daha fazla iş yüklemiş olursun.
Buraya kadar okuduysan teşekkürler.