1 Yılda Almanca C1 Olur Mu ?

Deneyimsiz bir yorum olmuş bence, günde kaç saat baktığınla alakası bile yok durumun 5 saat pasif çalışmayla 1 saat verimli çalışma kıyaslanamaz mesela, ayrıca ingilizce gibi senelerce maruz kalmadığı için arkadaş söylediğinin sadece sınav seviyesinde geçerli olduğunu söyleyebilirim, nitekim benzer bir şekilde c1 belgesi alan 2 arkadaşım şuan almanyada okuyor ama dersleri anlamakta zorlandıklarını, genellikle de hocayı hiç anlamadıklarını kendilerinden dinledim, konuşma açısından da türkiyedeyken benden daha kötü konuşan arkadaşlarım şuan yaklaşık 1 senedir almanyada olmalarına rağmen konuşma konusunda bana fark atmış seviyedeler inanılmaz akıcı konuşuyor ve almanca akıcı bir şekilde düşünüp tartışabiliyorlar. Ayrıca B2 seviyesinde bir kişi için beklentiler kişinin kendi yetkin alanında teknik tartışmalar yapabilmesi ve ana dili olan biriyle doğallık ve akıcılıkla iletişim kurmasıdır. Buna göre olaya sadece C1 sertifikasının alınma seviyesinde bakmak yanlış olur. “Sınav başarısı” ile “dil edinimi” de aynı süreç değildir sonuçta. Mümkün olabilir mi? belki ama gerçekçi değil
Deneyimsiz dediğin için yazayım ing C1, korece B1, rusça B1... Dil öğreniyorsun dil pasif aktif meselesi değil maruz kalma becerisi. Kaç saatini o dilde geçirdiğin önemli kaç saat o dili çalıştığın değil yani. Benim ne kastettiğimi bilmiyorsan yorum yapma. Arkadaşların Almanyada Almancaya ihtiyaç duyduğu için Almancayı senden iyi konuşabiliyorlar. Senin yapman gereken oynadığın oyunlarda valorantda mesela frankfurt serverlerinde oynacaksın sesli iletişim kurucaksın beyin Almancanın bir ihtiyaç olduğunu anlayacak telefonunu Almancada kullanacaksın bir sorun olduğunda beyin diyecek ki ben Almanca bilsem çözerdim. Yani mesele mazur kalma kitapla defterle(Verimli çalışabileceğin kısım) olan kısım A2 ye kadardır ondan sonra internet ve ötesine açılmak lazım belirli bir seviyeye gelinince farklı üst düzey kitaplar kullanılabilir ayrıca mümkünsen öğrenilen dilde kitap okunmalıdır. Senin mantığın asıl sınav mantığı verimli çalışmakmış dilde verimli çalışmak yoktur ya o dile ihtiyacın vardır ya da yoktur. İhtiyaç duyduğun sürece o dili bir şekilde öğrenirsin. Ne kadar ihtiyaç duyduğun ise o dili ne kadar sürede öğreneceğini belirler. Seni hiç bilmediğin bir dilin olduğu ülkeye atsan c1 i geç 6 Aya native kadar olursun azıcık zekanda varsa çünkü yaşamak için o dile ihtiyacın olacak. Böyle bir durum olmasığına göre mesele zaten ihtiyaç üretmekte.

Valla bilmiyorum siz dili nasıl öğreniyorsunuz ama ingyi yurt dışı kaynaklarına bilgilerine erişim için öğrendim ve japoncayı manhwa webtoon tarzı içerikleri okumak için öğrendim. Rusçayı da rus birkaç tadınığımla konuşmak için öğrendim. Yani her bir dil öğrenme sürecimde ihtiyaç en temel faktördü.
 
Dostum a2-b1 seviyesindesin, akademik almanca biliyorum b2-c1 seviyesindeyim senelerdir almanca çalışıyorum herhangi bir dayanağın ve altyapın olmadan lütfen boş boş yorumlar yapma, kendi yorumumda olumlu ve olumsuz argümanlar sundum yanlış olduğunu düşündüğüm fikirlere de karşı çıktım, kendi ve arkadaşlarımın tecrübelerini paylaştım ve fikirlerimi belirttim katılmıyor olabilirsin ama bu konuda başkalarının deneyimlerini ve yorumlarını eleştirebilecek seviyede yetkin değilsin.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Almanyaya giden arkadaşlarım yks derecelerini çevirerek girdikleri üniversiteye iletmişti, ayrıca yks'de yerleştiğin üniversiteye göre bölüm seçebiliyorsun mesela bu sene eşit ağırlık bölümü yazdığını ve girdiğini varsayalım herhangi bir mühendislik dalına geçiş yapamıyorsun kendi alanında kalmak zorundasın
Üniversite kazanmadan direkt lise diploması ile gitme ihtimalin de var ama o süreci bilmiyorum
Yani sen başkalarının nasıl dil öğrendiğini anlattığı yoruma "deneyimsiz" diyebilirsin ama başkalarının sana bunu deme hakkı yok çünkü akademik Almanca biliyorsun ve herkes dili aynı şekilde öğreniyor zaten ya.
 
Deneyimsiz dediğin için yazayım ing C1, korece B1, rusça B1... Dil öğreniyorsun dil pasif aktif meselesi değil maruz kalma becerisi. Kaç saatini o dilde geçirdiğin önemli kaç saat o dili çalıştığın değil yani. Benim ne kastettiğimi bilmiyorsan yorum yapma. Arkadaşların Almanyada Almancaya ihtiyaç duyduğu için Almancayı senden iyi konuşabiliyorlar. Senin yapman gereken oynadığın oyunlarda valorantda mesela frankfurt serverlerinde oynacaksın sesli iletişim kurucaksın beyin Almancanın bir ihtiyaç olduğunu anlayacak telefonunu Almancada kullanacaksın bir sorun olduğunda beyin diyecek ki ben Almanca bilsem çözerdim. Yani mesele mazur kalma kitapla defterle(Verimli çalışabileceğin kısım) olan kısım A2 ye kadardır ondan sonra internet ve ötesine açılmak lazım belirli bir seviyeye gelinince farklı üst düzey kitaplar kullanılabilir ayrıca mümkünsen öğrenilen dilde kitap okunmalıdır. Senin mantığın asıl sınav mantığı verimli çalışmakmış dilde verimli çalışmak yoktur ya o dile ihtiyacın vardır ya da yoktur. İhtiyaç duyduğun sürece o dili bir şekilde öğrenirsin. Ne kadar ihtiyaç duyduğun ise o dili ne kadar sürede öğreneceğini belirler. Seni hiç bilmediğin bir dilin olduğu ülkeye atsan c1 i geç 6 Aya native kadar olursun azıcık zekanda varsa çünkü yaşamak için o dile ihtiyacın olacak. Böyle bir durum olmasığına göre mesele zaten ihtiyaç üretmekte.

Valla bilmiyorum siz dili nasıl öğreniyorsunuz ama ingyi yurt dışı kaynaklarına bilgilerine erişim için öğrendim ve japoncayı manhwa webtoon tarzı içerikleri okumak için öğrendim. Rusçayı da rus birkaç tadınığımla konuşmak için öğrendim. Yani her bir dil öğrenme sürecimde ihtiyaç en temel faktördü.
Öncelikle sağolun teşekkürler
Dilini bilmediğimiz ülkeye gidelim 6 ayda gerçek anlamda c1 olabiliriz doğru mudur
Cevabını aradığım soru bu
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Deneyimsiz dediğin için yazayım ing C1, korece B1, rusça B1... Dil öğreniyorsun dil pasif aktif meselesi değil maruz kalma becerisi. Kaç saatini o dilde geçirdiğin önemli kaç saat o dili çalıştığın değil yani. Benim ne kastettiğimi bilmiyorsan yorum yapma. Arkadaşların Almanyada Almancaya ihtiyaç duyduğu için Almancayı senden iyi konuşabiliyorlar. Senin yapman gereken oynadığın oyunlarda valorantda mesela frankfurt serverlerinde oynacaksın sesli iletişim kurucaksın beyin Almancanın bir ihtiyaç olduğunu anlayacak telefonunu Almancada kullanacaksın bir sorun olduğunda beyin diyecek ki ben Almanca bilsem çözerdim. Yani mesele mazur kalma kitapla defterle(Verimli çalışabileceğin kısım) olan kısım A2 ye kadardır ondan sonra internet ve ötesine açılmak lazım belirli bir seviyeye gelinince farklı üst düzey kitaplar kullanılabilir ayrıca mümkünsen öğrenilen dilde kitap okunmalıdır. Senin mantığın asıl sınav mantığı verimli çalışmakmış dilde verimli çalışmak yoktur ya o dile ihtiyacın vardır ya da yoktur. İhtiyaç duyduğun sürece o dili bir şekilde öğrenirsin. Ne kadar ihtiyaç duyduğun ise o dili ne kadar sürede öğreneceğini belirler. Seni hiç bilmediğin bir dilin olduğu ülkeye atsan c1 i geç 6 Aya native kadar olursun azıcık zekanda varsa çünkü yaşamak için o dile ihtiyacın olacak. Böyle bir durum olmasığına göre mesele zaten ihtiyaç üretmekte.

Valla bilmiyorum siz dili nasıl öğreniyorsunuz ama ingyi yurt dışı kaynaklarına bilgilerine erişim için öğrendim ve japoncayı manhwa webtoon tarzı içerikleri okumak için öğrendim. Rusçayı da rus birkaç tadınığımla konuşmak için öğrendim. Yani her bir dil öğrenme sürecimde ihtiyaç en temel faktördü.
Bazıları b1 zorlarsın 1 yılda diyor onun için soruyorum
 
Deneyimsiz dediğin için yazayım ing C1, korece B1, rusça B1... Dil öğreniyorsun dil pasif aktif meselesi değil maruz kalma becerisi. Kaç saatini o dilde geçirdiğin önemli kaç saat o dili çalıştığın değil yani. Benim ne kastettiğimi bilmiyorsan yorum yapma. Arkadaşların Almanyada Almancaya ihtiyaç duyduğu için Almancayı senden iyi konuşabiliyorlar. Senin yapman gereken oynadığın oyunlarda valorantda mesela frankfurt serverlerinde oynacaksın sesli iletişim kurucaksın beyin Almancanın bir ihtiyaç olduğunu anlayacak telefonunu Almancada kullanacaksın bir sorun olduğunda beyin diyecek ki ben Almanca bilsem çözerdim. Yani mesele mazur kalma kitapla defterle(Verimli çalışabileceğin kısım) olan kısım A2 ye kadardır ondan sonra internet ve ötesine açılmak lazım belirli bir seviyeye gelinince farklı üst düzey kitaplar kullanılabilir ayrıca mümkünsen öğrenilen dilde kitap okunmalıdır. Senin mantığın asıl sınav mantığı verimli çalışmakmış dilde verimli çalışmak yoktur ya o dile ihtiyacın vardır ya da yoktur. İhtiyaç duyduğun sürece o dili bir şekilde öğrenirsin. Ne kadar ihtiyaç duyduğun ise o dili ne kadar sürede öğreneceğini belirler. Seni hiç bilmediğin bir dilin olduğu ülkeye atsan c1 i geç 6 Aya native kadar olursun azıcık zekanda varsa çünkü yaşamak için o dile ihtiyacın olacak. Böyle bir durum olmasığına göre mesele zaten ihtiyaç üretmekte.

Valla bilmiyorum siz dili nasıl öğreniyorsunuz ama ingyi yurt dışı kaynaklarına bilgilerine erişim için öğrendim ve japoncayı manhwa webtoon tarzı içerikleri okumak için öğrendim. Rusçayı da rus birkaç tadınığımla konuşmak için öğrendim. Yani her bir dil öğrenme sürecimde ihtiyaç en temel faktördü.
Hepsine katılıyorum sadece 6 ay da native olmak mümkün değil. Bir dili orada doğup büyümüş biri kadar edinmek 2 3 sene sürer. hatta yine o seviyeye gelemeyebilirsin.
Ama insanların atladığı nokta dil iletişim aracı kusursuz olmak zorunda değil. Ana dilim almanca benim 5 sene eğitimde alsan yine senin seviyeni seninle konusurken farkedebilirim. Bu her dil için gecerli. Bu takılacak bir konu değil orta ve ileri seviye kurulabiliyorsa başka bişeye gerek yok.
 
Hepsine katılıyorum sadece 6 ay da native olmak mümkün değil. Bir dili orada doğup büyümüş biri kadar edinmek 2 3 sene sürer. hatta yine o seviyeye gelemeyebilirsin.
Yav native gerek yok 9 10 ayda c1 olunur mu 😄
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Hepsine katılıyorum sadece 6 ay da native olmak mümkün değil. Bir dili orada doğup büyümüş biri kadar edinmek 2 3 sene sürer. hatta yine o seviyeye gelemeyebilirsinalman

Hepsine katılıyorum sadece 6 ay da native olmak mümkün değil. Bir dili orada doğup büyümüş biri kadar edinmek 2 3 sene sürer. hatta yine o seviyeye gelemeyebilirsin.
Almanyada yaşayarak
 
Yav native gerek yok 9 10 ayda c1 olunur mu 😄
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:




Almanyada yaşayarak
Yaşamanın binbir cesit yöntemleri var. Çok akrabam vs geldi yanıma dışarı cıkınca yabancılarla iletişimi pek olmuyordu coğunun, bunu aşman lazım. Hiç iletişim kurmadan da yaşayabilirsin :D o yüzden gittiğin heryerde insanlarla ayak üstü sohbetler et sorular sor bilgi edinmeye calış. aktif olduğun sürece öğrenme hızın katlanarak büyüyor. Yaşıtlarınla arkadaş ol ve takılmaya calıs hep. etkinliklere vs katıl.
 
Yaşamanın binbir cesit yöntemleri var. Çok akrabam vs geldi yanıma dışarı cıkınca yabancılarla iletişimi pek olmuyordu coğunun, bunu aşman lazım. Hiç iletişim kurmadan da yaşayabilirsin :D o yüzden gittiğin heryerde insanlarla ayak üstü sohbetler et sorular sor bilgi edinmeye calış. aktif olduğun sürece öğrenme hızın katlanarak büyüyor. Yaşıtlarınla arkadaş ol ve takılmaya calıs hep. etkinliklere vs katıl.
Bu tavsiyeyi çok duyuyorum çok doğru 👍👍
 
Aynı sorunu bende merak, ediyorum. İnşallah olur.
 
Öncelikle sağolun teşekkürler
Dilini bilmediğimiz ülkeye gidelim 6 ayda gerçek anlamda c1 olabiliriz doğru mudur
Cevabını aradığım soru bu
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Bazıları b1 zorlarsın 1 yılda diyor onun için soruyorum
Rica ederim ne demek. Yukarıdaki arkadaşın dediği gibi gitmek var gitmek var. Sen oraya gittiğinde sadece etrafındaki türklerle iletişime geçip hayatını o şekilde devam ettirirse C1 i geç 0 almancayla Almanyada kalırsın. Sen benim dediğime odaklan ihtiyaç yarat. Mesela Almanyaya gidince dışarı çık market market gez sosyal ortamlara katıl hobi gruplarına vs vs vs. Bu ortamlarda Almancaya ihtiyacın olacak çünkü iletişim kurman gerekecek ve beyin senin seçiminden bağımsız olarak diyecek ki benim bu dili öğrenmeye ihtiyacım var. (Neden çünkü: markette bir meyvenin yerini sormak için, işte satranç oynuyorsan atıyorum hamleleri tartışmak için vs vs)
Hepsine katılıyorum sadece 6 ay da native olmak mümkün değil. Bir dili orada doğup büyümüş biri kadar edinmek 2 3 sene sürer. hatta yine o seviyeye gelemeyebilirsin.
Ama insanların atladığı nokta dil iletişim aracı kusursuz olmak zorunda değil. Ana dilim almanca benim 5 sene eğitimde alsan yine senin seviyeni seninle konusurken farkedebilirim. Bu her dil için gecerli. Bu takılacak bir konu değil orta ve ileri seviye kurulabiliyorsa başka bişeye gerek yok.
Native zaten olamaz dediğin gibi yıllarca bile yaşasan yine eksiklerin ve diğerlerinin anladığı bu ne diyeceğin şeyler olacak ama c1 c2 sertifikalı ben native im diyenlerin tecrübe olarak kat kat üstüne koymuş olur, gerçekten dili kullanabilecek ve konuşabilecek bir seviyeye gelmiş olur tabi dediğimiz gibi sosyal hayata katılırsa.
 
İlk yıl öğrenecekleriniz en önemli temeliniz olur. İlk yıl ne kadar verimli geçerse, sonrasında üzerine inşa edecekleriniz de o kadar sağlam olur.

Dil öğrenmede ilk yıl önemli. En verimli ortam o dilin konuşulduğu ülkede yaşamak. Her şey bire bir dil ile tercüme olmuyor. Yaşam kültürünü anlayamadan dili bazen zor anlarzınız.

Bazı deyimler ve tanımlar dil kurallarına uymaz.
Ve öğreten ve yönlendiren birisi mutlaka şart.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Bir örnek vereyim.
Laz minareye çıkar ve " Ha kuş uçar da Laz uçamaz mı?" der ve atlar.
Bu fıkrayı Almanca'ya çevirin, gülen kimse çıkmaz. Aksine ciddi sorular soranlar olur.
 
B2 olmak C1 olmak CEFR seviyesi yani gramer ile ilgildir. Amacınız C1 olmak ise C1 seviyesinde gramer öğrenir bir kaç sınava girer sertifika alırsınız, kağıt üstünde C1 olursunuz. Ama amacınız native olmak ise CEFR seviyesinden ziyade bir bebeğin anadiline nasıl maruz kalıyor ise o şekilde maruz kalmanız gerekiyor. Elbette yetişkinler bebekler gibi 7/24 boş vakitleri olmadığından ne kadar maruz kalabiyorsanız o kadar iyi olacaktır. (Başlangıç için yine bu CEFR seviyesi mantığına ihtiyacınız olacaktır.)
Native olmak demek sadece konuşabilmek demek değildir. O kültürün de bir parçası olmanız demektir. Olaylara onlar gibi tepki verebilmek onlar gibi düşünebilmek demektir. Ve önceliğiniz konuşmak yerine alt yapınızı doldurmak olmalıdır. Çünkü konuşmak sonuçtur. Hemen olmayacak.

Dil ediniminde tek bir metod vardır. Ne yaparsan yap "anlaşılabilir girdilere" ing "comprehensible input" lara maruz kalmanız gerekiyor
Bunuda 3 farklı yöntem ile yapabilirsin
1. Dilin konuşulduğu ülkeye yani almanyaya gidebilmek. (Dil şartı veya maddi durum zorlamasa çoktan gidersin diye düşünüyorum)
2. Ortamını almanyaya çevirmek. Yani etrafında sürekli almanca konuşanlarla donatmak. Bir nevi kapalı çarşı esnafı gibi. (Kapalı çarşı esnafının amacı dil edinimi değil, amacı ürünü satmak olduğundan ve ürün satmak için de iletişim kurma mecburiyetinde olduklarından belli bir zaman sonra rahatlıkla konuşabilmeye başlıyor. Burada amaç mecburiyet. Yani 40 takla atarak o ürünü satacak olsa 40 takla atmayı öğrenirler. Ve sürekli yapa yapa belli bir seviye gelişirler)
3. 1 ve 2 olmuyorsa reading ve listening ile böyle bir ortam oluşturmak.


3. yöntemi anlatacağım. 1 ve 2. yöntemde anlatılacak bir şey yok.
Gramerden ziyade ağırlıklı olarak reading ve listening yapmanız gerekiyor. Gramer çalışacaksınız ancak grameri bir amaç olarak değil araç olarak öğrenmeniz gerekiyor. Saatlerce gramere boğulmayacaksınız. Ama saatlerce reading ve listeninge boğulmanız gerekiyor.

Gramer:
Bir süre gramer çalışmalısınız. Reading yapabilmek için gerekiyor ama her şeye baştan sona çalışmanıza gerek yok.

Reading: (İki çeşit okuma vardır. İntensive reading ve extensive reading)
A1 seviyede gramer öğrendin A1 seviye de 10 tane kitap okuyun her bir kitabı 3 kere.
1. okuma çeviriden her türlü desteği alabilirsin.
2. okuma çeviriden minimum ölçüde destek alacaksın. Çoğunlukla hatırlamaya çalışacaksın ilk okuduğunda
1 ve 2. okuma ard arda olacak. 3. okuma 10 kitabın tamamını 2 kere bitiridikten sonra olacak. Sebebi ard arda okuduğunuz şeyler ezberinizde olduğundan 3. defa da okumanız bir şey ifade etmeyecek. Başka kitaplar okuyarak 2 kere okuduğunuz kitaptaki kelimeleri bir süre unutup tekrar hatırlayarak kalıcı hale getireceksiniz. Ama 3. okumanın kuralı, çeviri hiç kullanılmayacak. Unuttuğunuz kelimenin manasını hikayenin bağlamından çıkaracaksınız.
Bu şekilde A1-C1 seviyesine kadar her seviyede 10 tane kitabı 3 kere olmak kaydıyla bitirin.

Çeviriyi nasıl kullanacaksınız. Sözlük veya google translate yerine chatgpt yi kullanın. Hiç bir zaman kelime çevirisi yapmayacaksınız. Her daim cümle çevirisi yapacaksınız. Cümlede bir tane bile bilmediğiniz kelime olsa yine de cümle çevirisi yapacaksınız. Sebebi kelimenin anlamı ile cümlede geçen anlamı farklı olaiblir.
Chatgptye promt olarak bunu girin: Sana vereceğim almanca cümlelerini , kelime kelime veya kelime öbekleri şeklinde türkçeye çevir.

Bu şekilde C1 seviyeye kadar cefr seviyesi kitapları okudunuz bitti mi hayır asıl dil bundan sonraki kitaplarda başlaycak. Nativeler için yazılmış kitapları okumanız gerekiyor.

Buradaki seviyede middle grade(8-12yaş), young adult(12-18) ve adult şeklinde ilerler. Bu tarz kitaplarda realistic fiction kitaplarını tavsiye ederim. Sebebi, bu tarz kurgu kitaplarında, karakterin okul hayatı, aile hayatı, arkadaş ortamı, resmi ortamdaki konuşmaları, hastahanede geçen ortam var ise oradaki konuşmalarını, texting gibi konuşmaları içerir. Roman okumak karakterle bağ kurmanızı(empati) sağladığı için o ortamı sanki siz yaşıyormuşsunuz gibi hissetmenize ve kelimeleri mantıkla değil duygularınızla edinmenizi sağlar. Native olmak için dilin duygularınıza kadar inmesi gerekiyor.
Mantıkla öğrendiğimiz her kelimeyi kafada çeviri yaparsınız ama onu duygularımıza indirdiğimiz zaman manasını çeviri yapmadan hissedersiniz. İşte native olmakta burada başlıyor.

İki çeşit okuma var demiştim. Yukarıdaki anlattığım çeviri ile okuma tarzı intensive reading yöntemi. Burada amaç cümle yapılarını analiz ede ede dilin mantığını anlamak.
Extensive reading ise seviyende veya seviyenin altında sana kolay gelen kitapları (sayfada maks 4-5 tane bilmediğin kelime olacak) hiç çeviri yapmadan tamamını anlayasıya kadar okumak. Bu şekilde okumak kelimeleri türkçe karşılığı ile değil hikayenin bağlamından çıkararak edinmeye başlarsın ki duygulara inmesinden kastım burası.


Listening :
Birincisi okuduğun kitapların sesli dinleyebilirsin. Bunuda sesli metaryeli yoksa kitabın sayfasının yapay zekaya at ve aynısını yazmasını iste, sonra yazdığı metnin altında ... üç noktadan "sesli oku" ya tıkla. Bu şekilde hem reading hem listening yapabilirsin.

İkinci metaryel olarak da, yotube da "comprehensible input german" videoları almanca altyazı olacak şekilde izlemen. Sonra bu videoları izlerken söylediği şeyleri sanki o videoyu sen çekiyor muşsun gibi söylemek. Buna da shadowing yöntemi deniliyor.
Bu tarz videolar artık kolay gelmeye başladığında, vlog tarzı videolar veya dizi filmlere geçebilirsin. Ama hiç bir zaman türkçe altyazı olmayacak. Her daim almanca altyazı olacak. Alt yazıyı okumada sıkıntı çekmeyeceksin çünkü readingi yapmanın da amaçlarından biri bu. Yotube videolarının altyazısını indirmek istiyorsan bu siteyi kullanabilirsin.

Bu şekilde reading ve listening ile altyapınızı doldurmuş olacaksınız ve bu da size konuşabilme fırsatı verecek. Ama akıcı olması için konuşmanız gerekiyor. Aynı bebekler gibi 1,5 sene sadece listening yaparlar sonra çat pat konuşabilmeye başlar, lakin çoğu kelimeye dili dönmez, konuşa konuşa gelişir akıcı olur. Ancak başlangıçta listening ile altyapısını doldurur bunu isteyerek yapmaz mecburdur.

İnsanlar anadilini edinirken önce altyapısını doldurur sonra konuşurlar.Çünkü reading ve listening input, writing ve speaking ise outputtur. İnput olmadan output olmaz.

Yapmaman gerekenler
Duolingo vb uygulamarda vakit kaybetme
kelime ezberlemeye çalışma, bir kelimenin birden fazla manası vardır baş edemez sıkılırsın.
Zinciri kırma az da olsa hergün yapmaya çalış.

Ne kadar sürede istediğin noktaya gelirsin bilemem tamamen sana bağlı, ancak günde 10 sayfa okuyarakta 100 sayfa okuyarakta zaman geçirebilirsin. Günde 10 dk listening yaparakta 4-5 saat listening yaparakta geçirebilrsin. Ancak püf nokta şu her gün az az yapmak düzensiz çok yapmaktan daha iyidir. Almanca çalışmadığım için reading kaynağım yok ama kütüphaneden bulablirsin. Veya internettende araştırabilirsin
 
Son düzenleme:
Deneyimsiz dediğin için yazayım ing C1, korece B1, rusça B1... Dil öğreniyorsun dil pasif aktif meselesi değil maruz kalma becerisi. Kaç saatini o dilde geçirdiğin önemli kaç saat o dili çalıştığın değil yani. Benim ne kastettiğimi bilmiyorsan yorum yapma. Arkadaşların Almanyada Almancaya ihtiyaç duyduğu için Almancayı senden iyi konuşabiliyorlar. Senin yapman gereken oynadığın oyunlarda valorantda mesela frankfurt serverlerinde oynacaksın sesli iletişim kurucaksın beyin Almancanın bir ihtiyaç olduğunu anlayacak telefonunu Almancada kullanacaksın bir sorun olduğunda beyin diyecek ki ben Almanca bilsem çözerdim. Yani mesele mazur kalma kitapla defterle(Verimli çalışabileceğin kısım) olan kısım A2 ye kadardır ondan sonra internet ve ötesine açılmak lazım belirli bir seviyeye gelinince farklı üst düzey kitaplar kullanılabilir ayrıca mümkünsen öğrenilen dilde kitap okunmalıdır. Senin mantığın asıl sınav mantığı verimli çalışmakmış dilde verimli çalışmak yoktur ya o dile ihtiyacın vardır ya da yoktur. İhtiyaç duyduğun sürece o dili bir şekilde öğrenirsin. Ne kadar ihtiyaç duyduğun ise o dili ne kadar sürede öğreneceğini belirler. Seni hiç bilmediğin bir dilin olduğu ülkeye atsan c1 i geç 6 Aya native kadar olursun azıcık zekanda varsa çünkü yaşamak için o dile ihtiyacın olacak. Böyle bir durum olmasığına göre mesele zaten ihtiyaç üretmekte.

Valla bilmiyorum siz dili nasıl öğreniyorsunuz ama ingyi yurt dışı kaynaklarına bilgilerine erişim için öğrendim ve japoncayı manhwa webtoon tarzı içerikleri okumak için öğrendim. Rusçayı da rus birkaç tadınığımla konuşmak için öğrendim. Yani her bir dil öğrenme sürecimde ihtiyaç en temel faktördü.
Ben yorumumda aksini iddia etmedim zaten yorumu nerenle okudun anlayabilmiş değilim, okuma ve yazma kısmı çalışmayla dinleme ve konuşmanın da maruz kalmayla gelişeceğini belirttim zaten. Ayrıca akademik dil bilmekle kendi kendine b1 olmak arasında dağlar kadar fark var bu yaptığın sadece 'ben de dil biliyorum bilader' den başka hiçbir şey değil. Benim de ingilizcem C1 Almancam C1 ve ispanyolcam B1 ama ispanyolca ders dinleyemem akademik kaynakları okuyamam ve takip edemem ancak daha basit veya basitleştirilmiş romanları vs okuyabilirim. Olay maruz kalmakla olabilir durum zaten temelde öyledir ama 6 ayda bunu çözersin demek tamamen abartı ilk 3-6 ay ancak temel iletişim, 6-12 ay arası gündelik iletişim seviyesine geçilebilir, 12+ dan sonrası akademik ve iş seviyesinde yetkinliktir o da insanın kendi becerisine bakar. Ben kaptım başkaları da kapar zaten meselesi değildir dil öğrenmek ortalama bir insan için zorlayıcı bir şüreçtir. Yani senin kendi kendine dil öğrenmen hiçbir anlam ifade etmiyor hem istatistiksel olarak hem de yaklaşık 800 kişilik almanca hazırlık dönemimizden sadece %20'nin geçtiğine gözümle şahit olmam sebebiyle rahatlıkla yorum yapabiliyorum. Özetle ben sadece kişisel deneyimlerimden bahsetmiyorum iyi olup dili hemen kapanları da gördüm saatlerce almanca video izleyip konuşma pratikleri yapıp ilerleme kaydedemeyen de, dili rahat öğrenenlere kıyasla ortalama bir insan için süreç çok daha zorlu geçiyor.
 
Yeni mesajlar Yeni Konu Aç  

   

SON KONULAR

Forum istatistikleri

Konular
1,216,233
Mesajlar
11,020,287
Üyeler
196,918
Son üye
ckhan
Geri
Top