Vivo X200 FE alternatif olabilir.S26 Garantili ve Xiaomi 17 YD (kayıtla beraber 40k) arasındayım başka bu tarz küçük ekranlı model öneriniz var mıdır?
S25+ kaç bine buldunuz? Kameralar aynı. S25, S25+,S26,S26+ modellerinin. S25 ultra ile S26 ultranında aynı. İşlemci, ekran tarafı ve yazılım kısmında değişiklik var.Samsung s25+ almayı düşünüyorum. Oyun vs ile isim yok kamerası iyi olsun benim için yeterli . Sizce s26 düşünmeli miyim
Modeller açısından düşününce haklı bulduğum bir yorum fakat Samsung'un yapmaya çalıştığı şeyi anlıyorum. Geçtiğimiz aylarda kız arkadaşım Iphone 11'den Iphone 16'ya terfi etti ve yedeğini aktarıp aynı arayüzle aynı düzende kullanmaya devam etti. Samsung da sağladığı uzun güncelleme politikasıyla, tüm cihazlarla birlikte götürmeye çalıştığı One UI güncellemeleri ile IOS tarzı bir OS kurmak hedefindeydi, başardı da.Samsung cihazlarda deneyim o kadar tektipleşti ki "kişisel cihaz" hissiyatının sıfırın altında ilerlediğini düşünüyorum. Babamın elinde ki A51'i vakti zamanı geldi diye uygun bir şey olduğuna inanarak A56'a geçirdim. 5-6 yıl geçmiş olmalı sanırım aradan, donanımsal upgrade dışında yazılımsal olarak hiçbir farklılık hissettirmedi.
Pek tabii teknolojinin olgunlaşması olarak görüyorum ben bunu, kötü bir şey değil yani. Ancak üretici bu tarz generic tasarım odağının sınırlarını aşmayı kullanıcıya sunmamaya başladığında işin rengi değişiyor ve açıkçası ben bir telefon kullandığımı hissediyorum ancak kişiselleştirilmiş bir deneyim aldığımdan çok uzak kalıyorum gibi geliyor.
Sanırım hepimizin kişiselleştirmeyi ne seviyede, nasıl yorumladığına bağlı bu durum aynı zamanda şirketlerin de ne istediğine/beklediğine tabii. Benim için kişiselleştirme her şeye hükmedebilmek, çekirdeğe dokunabilmektir ama bir başkası için sadece duvar kağıdı değiştirmektir kim bilir...
Kız arkadaşınıza hayırlı olsun, ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Samsung da Apple gibi ekosistemin pürüzsüzlüğüyle kullanıcıyı içeride tutmaya, telefon yükseltme sürecinde "macera aratmayan" güvenli bir liman olmaya çalışıyor.Modeller açısından düşününce haklı bulduğum bir yorum fakat Samsung'un yapmaya çalıştığı şeyi anlıyorum. Geçtiğimiz aylarda kız arkadaşım Iphone 11'den Iphone 16'ya terfi etti ve yedeğini aktarıp aynı arayüzle aynı düzende kullanmaya devam etti. Samsung da sağladığı uzun güncelleme politikasıyla, tüm cihazlarla birlikte götürmeye çalıştığı One UI güncellemeleri ile IOS tarzı bir OS kurmak hedefindeydi, başardı da.
Aslında Samsung cihazlar bana göre çoğu markadan daha özelleştirilebilir cihazlar, Goodlock gibi çok çeşitli özelleştirme sağlayabilen araçları var. Sizin bahsettiğiniz kernel bazında müdahale özgürlüğü talebi ise tahminime göre akıllı telefon kullanıcılarının %5'ini ancak kapsıyordur. Bu tarz özgürlükler de bilgisiz ellerde hasara ve güvenlik açıklarına yol açabileceği için firmalar yine Apple'ın yolundan gitmeye başladı, özellikle son beş senedir.
Benim Samsung ile ilgili en büyük eleştirim ilerleme hissinin olmayışı. S22'den beri aynı kamera, yine o cihazlardan beri çok minimal değişikliklerle gelen bir tasarım anlayışı ki çoğunlukla orta seviye cihazlara da aynı tasarımı getirdikleri için tepe seviye modellerin ayırt ediciliği yok. Batarya ve hızlı şarj özellikleri zaten rezalet, Çinliler 2024'de ucuz telefonlarına 5500 mah batarya 120w hızlı şarj koyuyorken Samsung'un batarya politikası bana anlamlı gelmiyor. Ekran konusu da bir enteresan. S26 Ultra'nın privacy display özellikli ekranı hariç yıllardır aynı 8 bit, düşük pwm karartmalı ekranları... Hala Çinli cihazlar kadar hızlı çalışmayan parmak izi okuyucuları vs...
Bunların mutlaka firma tarafından mantıklı bir açıklaması vardır ama bir kullanıcı olarak benim için yok.
S26 snapdragon vs exynos da ben tam tersi gördüm nedense baya iyileşmiş şarj süresi de 8 elite gen 5 ile neredeyse aynı anda pili bitti.Samsungun üretim bandı TSMC kadar verimli değil. Haliyle işlemciler daha çok ısınmaya ve pil tüketmeye eğilimli oluyor bence en büyük sorun bu. Ek olarak Snapdragon rakibinden hep daha yavaş oluyor ve oyun optimizasyonu gibi konularda zayıf oluyor Snapdragonun 3 nesil eski modeline bile 120FPS desteği veren oyun Exynosun en yenisine vermeyebiliyor. Son olarak bunun S26 da düzeltildiği iddia ediliyor ama genel olarak görüntü işleme birimi Snapdragon rakibine göre zayıf olduğu için aynı kamera ile çekilen görüntülerde Snapdragon daha iyi iş çıkarıyor.
Asla Exynos çöptür alınmaz vs demem mesela alınacak cihaz A56 gibi bir orta segment ise alınabilir (zaten o segmentteki birçok Snapdragon çipi de ucuz olsun diye Samsung üretiyor) ama parayı basıp “en iyi” seviyesinde bir cihaz alacakken tercihim olmaz.
S26+ da aynı değil 3x ultra ile aynı ana kamera da GN3 yerine GNG olması lazımS25+ kaç bine buldunuz? Kameralar aynı. S25, S25+,S26,S26+ modellerinin. S25 ultra ile S26 ultranında aynı. İşlemci, ekran tarafı ve yazılım kısmında değişiklik var.
| Galaxy S26+ | Galaxy S26 Ultra | |
|---|---|---|
| Main | Samsung ISOCELL GNG | Samsung ISOCELL HP2 |
| 3x Telephoto | Samsung ISOCELL 3LD | Samsung ISOCELL 3LD |
| 5x Telephoto | Sony IMX858 | |
| Ultrawide | Sony IMX564 | Samsung JN3 |
| Front (Selfie) | Samsung ISOCELL 3LU | Sony IMX874 |
Hocam sen bilgili birine benziyorsun ben pek anlamıyorum hangi telefonu almak daha mantıklıS26 snapdragon vs exynos da ben tam tersi gördüm nedense baya iyileşmiş şarj süresi de 8 elite gen 5 ile neredeyse aynı anda pili bitti.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
S26+ da aynı değil 3x ultra ile aynı ana kamera da GN3 yerine GNG olması lazım
Galaxy S26+ Galaxy S26 Ultra Main Samsung ISOCELL GNG Samsung ISOCELL HP2 3x Telephoto Samsung ISOCELL 3LD Samsung ISOCELL 3LD 5x Telephoto None Sony IMX858 Ultrawide Samsung JN3 Samsung JN3 Front (Selfie) Samsung ISOCELL 3LU Sony IMX874
1-2 ay önce olsa s25 al derdim ama fiyat farkı yok denecek kadar az, o yüzden yeni özellikleri ve yapay zeka da gelecek özellikler daha fazla olacağı için S26 alırdım.Babama telefon alacağım s25 ve s26 arasinda kaldım ikisi arasinda ki fark s25 de snapdragon işlemci bulunuyor s26 da exynos işlemci hangisini almalıyım
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Hocam sen bilgili birine benziyorsun ben pek anlamıyorum hangi telefonu almak daha mantıklı
hocam peki işlemci olarak bir fark var mıdır1-2 ay önce olsa s25 al derdim ama fiyat farkı yok denecek kadar az, o yüzden yeni özellikleri ve yapay zeka da gelecek özellikler daha fazla olacağı için S26 alırdım.
Stok gelmesini bekliyorum . Stoklar olmadığı için fiyat epey uçukS25+ kaç bine buldunuz? Kameralar aynı. S25, S25+,S26,S26+ modellerinin. S25 ultra ile S26 ultranında aynı. İşlemci, ekran tarafı ve yazılım kısmında değişiklik var.
İPhone 12 kullanıyordum. 5 sene boyunca bir tek gün bile takılma, resetleme, çökme olmadan kullandım. Sonra telefonu arabada unutmuş olmamdan kaynaklı olduğunu düşündüğüm ana kart arızası meydana geldi. İstedikleri ücreti gereksiz bulduğum ve güvenilir denilen bir kaç yere telefonu yaptırmama rağmen randıman alamayınca başladım araştırmaya.Kız arkadaşınıza hayırlı olsun, ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Samsung da Apple gibi ekosistemin pürüzsüzlüğüyle kullanıcıyı içeride tutmaya, telefon yükseltme sürecinde "macera aratmayan" güvenli bir liman olmaya çalışıyor.
Apple ve politikalarından nefret eden biri olarak, sanırım tam da bu yüzden mevcut akıllı telefon pazarıyla bir türlü barışamıyorum. Çünkü benim için içerisi ne kadar parlak, konforlu ve güzel olursa olsun; bir walled garden her zaman bir walled garden'dır. Adını "iPhone" yerine "I walled a garden" koyduğum bu serinin kitleler tarafından bu kadar kolay benimsenmesi ve kullanıcıların "konfor" illüzyonuyla bir ekosisteme hapsedilmesi bana hiç sağlıklı gelmiyor.
Ben işin daha çok sosyolojik ve felsefi tarafındayım. Apple’ın oynadığı "Her şeyin en iyisini biz sizin için seçeriz, siz hiç yorulup düşünmeyin" rolünü son derece tehlikeli buluyorum. İnsanları tektipleştirmek, her birimizi tahmin edilebilir ve kümelenmiş birer "veri noktası" olarak görmek insanın özerkliğine, biricikliğine bir saldırıdır. Üstelik bu distopik yaklaşımı artık sadece akıllı telefon pazarında değil, hayatın her alanında pratik etmeye başladık...
Samsung özeline gelirsek; marka bence 2020-2022 döneminden beri, arada ufak zıplamalar yapsa da her sene geriye gidiyor. Yıllarca Samsung kullandıktan sonra, çok daha uygun fiyata çok daha yüksek performans alabileceğimi, karşılığında ise tek "engel" olarak bootloader kilidini bulacağımı fark ettiğimde ( ki Samsung da hiçbir zaman geliştirici dostu bir marka olmadı) hiç düşünmeden amiral gemisi konforunu yarı fiyatına sunan alternatiflere yöneldim. Şu an Honor 200 Pro kullanıyorum ve açıkçası "İyi ki Samsung muhafazakarlığından sıyrılıp farklı bir ekosistem denemişim" diyorum.
Tabii ki gönül ister ki tamamen özgür bir Linux telefon kullanalım. Fakat sektör henüz o olgunlukta değil belki ama Linus Torvalds’ın "Telefon pazarını kaybedilmiş bir pazar olarak görüyorum" düşüncesinin aksine ben bu konuda hala umutluyum. Etki-tepki yasasına inanıyorum; telefon pazarında elbet bir gün özgürlüğün ve gizliliğin tamamen çiğnenmediği, vahşi batı kanunlarının değil, "senin cihazında senin kanunlarının" geçtiği modeller ve markalar hak ettiği yeri bulacaktır.
Teknik eleştirilerinize de sonuna kadar katılıyorum. Samsung, o meşhur "C4" (Note 7) batarya krizinden sonra adeta bir travma içinde yaşıyor ve inatla batarya teknolojisinde risk almıyor. Çinli teknoloji devleri silikon-karbon bazlı yeni nesil bataryaları, geleceğin yüksek yoğunluklu sodyum teknolojilerini test ederken; Samsung lityum-polimer dünyasında sıkışıp kaldı. Sıcaklık ve kimyasal reaksiyon korkusundan tüketiciye 45W’ı bile lütuf gibi sunuyorlar.
Bana kalırsa kendi ayaklarına sıkıyorlar ama tam da yukarıda bahsettiğim "özerklik yitimi" ve otonomi eksikliği onları kurtarıyor. Ekosisteme bir kez bağımlı hale getirilen kitleler; karşılarında daha rekabetçi fiyatlar, daha iyi donanımlar olsa bile sırf alışkanlıkların getirdiği o tembel konfor yüzünden kötü hizmeti ve sıfır inovasyonu kabulleniyorlar. Bence işin en acınası kısmı da bu.
Eğer biz tüketici olarak önümüze her konulanı sorgusuz sualsiz kabul eder, "Ne çıkarsa alırım, nasılsa Samsung" diyerek kalitesizliğe razı olursak, bilinçsiz bir kolektif davranışla kendi celladımıza aşık olmuş oluruz.
Benim en büyük eleştirim; insanı özgür kılmayan, alternatif sunmayan, beynimizdeki neo-korteksi bypass edip doğrudan limbik sisteme oynayarak zaaflarımızı manipüle eden ve günün sonunda hiçbir şey olmamış gibi milyar dolarlar kazanan bu tekelci sisteme. Bir kere ayar oldum bu sisteme, artık hiçbir yıldız eskisi gibi parlamıyor gözümde.