Sizi Etkileyen/Akılda Kalıcı Rüyalar

H₂SO₄

80+
Katılım
17 Şubat 2026
Mesajlar
218
Reaksiyon skoru
78
Uyandığınızda ne rüyaydı be. Diyip aklınızda kalan rüyalar. Rüyamı paylaşmak istedim sizi etkileyen rüyalarıda yazabilirsiniz. Aklımda kalan rüya oldukça yazmaya devam ederim.



Geceydi.
Ekranda ne bir can barı vardı ne de açlık göstergesi. Hiçbir kullanıcı arayüzü yoktu. Sanki gerçekten oradaydım. Her şey rahatsız edici derecede gerçekçiydi.
Eski, büyük bir evin içindeydim. Tüm kapılar kapalıydı. Evin içi neredeyse zifiri karanlıktı; odaları aydınlatan tek şey pencerelerden süzülen solgun ay ışığıydı. Sessizlik insanın üzerine çöküyor, dışarıdan gelen boğuk uğultular ve yaratık sesleri ise bu sessizliği daha da ürkütücü hâle getiriyordu.
Aslında buraya yalnız gelmemiştim.
Birlikte erzak toplamış, güvende oluruz umuduyla bu eve sığınmıştık. Sonra beklediğim kişi hiçbir şey söylemeden ortadan kayboldu. Nereye gittiğini bilmiyordum. Daha da garibi, birlikte topladığımız erzaklar da yok olmuştu. Evde birkaç kasa dışında işe yarar hiçbir şey göremiyordum.
Evin mimarisi başlı başına bir tuzaktı.
Neredeyse her odada büyük pencereler vardı. Camlar dışarıyı kusursuzca gösteriyordu ama ne kadar sağlam olduklarını hissettiriyorlardı; sanki hiçbir güç onları kıramazdı. Bu beni koruyor olmalıydı... ama aynı zamanda dışarıdaki şeylerin de beni görebileceği anlamına geliyordu.
Şehir bomboş görünüyordu.
Sokaklarda dolaşan canavarlar sürekli etrafı tarıyor, av arıyormuş gibi başlarını sağa sola çeviriyorlardı. Ben de görünmemek için pencerelerden uzak duruyor, sürekli odadan odaya geçiyordum.
Salon...
Yatak odası...
Diğer yatak odası...
Sonra tekrar salon...
Hiçbir odada uzun süre kalamıyordum.
Bir odanın penceresi küçük çimenlik bir alana bakıyordu. Dikkatlice dışarıyı izlerken canavarlardan biri aniden durdu. Başını yavaşça bana çevirdi.
Beni görmüştü. Hiç düşünmeden bütün gücüyle eve doğru koşmaya başladı. Onun cama ulaşmasını beklemeden başka bir odaya kaçtım. Cam kırılmadı. O da içeri giremedi. Ama artık yerimi biliyordu.
Dakikalar geçtikçe dışarıdaki yaratıklar korkutucu olmaktan çıkıyor, evin içi daha ürkütücü bir hâl almaya başlıyordu.
Karakterim sanki yavaş yavaş aklını kaybediyordu. Olmayan sesler duyuyor, olmayan şeyler görüyordum.
Sonra onları fark ettim.
Karanlık köşelerde, hiçbir bedene ait olmayan iki parlak göz... Etrafları tamamen siyahtı. Sadece bana bakıyorlardı.
Odayı değiştirsem de...
Koridora çıksam da...
Başka bir pencerenin önüne geçsem de...
O iki göz hep oradaydı. Sanki evin kendisi beni izliyordu.
Bir süre sonra koridorda yeni bir şey belirmeye başladı.
Yüzü tanınmayacak kadar bozulmuştu. Başının ve yüzünün büyük kısmı kirli bezlerle sarılmıştı. Bazen yalnızca bana bakıyordu. Bazen ise üzerime doğru gelmeye başlıyordu.
Bir keresinde ona fazlasıyla yaklaşmıştım. Tam bana ulaşacakmış gibi hissettirdiği anda yine başka bir odaya kaçtım.
Evde dolaşırken köşelerde duran birkaç çelik kasa buldum. Belki içinde işime yarayacak bir şey vardır diye düşünerek kilitlerini açmaya başladım. İçlerinden ne çıktığını bugün bile hatırlamıyorum.
Ama her kapağı açtığım anda evin içinde yankılanan boğuk çığlıklar, metal sürtünmeleri ve tarif edemediğim korkunç sesler duyuluyordu. Sanki her açtığım kasa evin içindeki görünmeyen varlıkları biraz daha uyandırıyordu.
Artık dışarıdaki canavarlar...
Karanlıkta bana bakan iki göz...
Koridordaki sargılı adam...
Ve kasalardan yükselen o ürkütücü sesler...
Hepsi üst üste binmişti.
Gerilim dayanılmaz bir seviyeye ulaşmıştı. Kendi kendime sessizce mırıldandım.
"Yeter bu kadar."
Garip olan ise bunun bir rüya gibi hissettirmemesiydi. Sanki saatlerdir oynadığım gerçekçi bir korku oyunuydu.
Tam çıkmadan önce aklıma tuhaf bir fikir geldi.
"Birkaç SS alayım."
Üstelik rastgele değil... Güzel görünsün diye açı aradım. O karanlık evin içinde, bana bakan o iki gözün önünde birkaç ekran görüntüsü çektim.
Sonra oyunu kapattım.
Ekran karardı.
Ve tam o anda gözlerimi kendi odamda açtım.
Rüya bitmişti.


(Biraz ai dan yardım aldım ama kurgu değil tamamen bu gün gördüğüm rüya )
 
bir keresinde hiç unutmam çok küçüktüm keloğlan beni esirlikten kurtarıyordu zeytin falan fırlatıyordu hiç unutmam
 
4 yaşındayken beni iskeletler dövüp mancınıkla karşı kıyıya fırlatıyordu uyandığımda annem ağlamayayım diye gece gece gözleme yapayım sana diyip beni susturduktan sonra geri uyumaya gitmişti, bilmediğim bir vakit kadar gözlemeyi beklemiştim...
 
Ben yatakda uyurken yeni yeni uyanıyorum gözümü açıyorum yavaşdan birde ne görim minecraft yeşil slime ama büyük daha parçalanmamış halde odada sağ çarprazımda kapıya yakın halde zıplıyor ve o ses çıkıyor "vıcık" diye sonrası yok ama baya önceden görmüştüm.
 
bir keresinde hiç unutmam çok küçüktüm keloğlan beni esirlikten kurtarıyordu zeytin falan fırlatıyordu hiç unutmam
4 yaşındayken beni iskeletler dövüp mancınıkla karşı kıyıya fırlatıyordu uyandığımda annem ağlamayayım diye gece gece gözleme yapayım sana diyip beni susturduktan sonra geri uyumaya gitmişti, bilmediğim bir vakit kadar gözlemeyi beklemiştim...
Ben yatakda uyurken yeni yeni uyanıyorum gözümü açıyorum yavaşdan birde ne görim minecraft yeşil slime ama büyük daha parçalanmamış halde odada sağ çarprazımda kapıya yakın halde zıplıyor ve o ses çıkıyor "vıcık" diye sonrası yok ama baya önceden görmüştüm.
Çok eskiler aklımda fazla kalmıyor ama sabahları rüyanın çoğunu hatırlıyorum. Son zamanlarda neler görüyorsunuz ?
 
Uyandığınızda ne rüyaydı be. Diyip aklınızda kalan rüyalar. Rüyamı paylaşmak istedim sizi etkileyen rüyalarıda yazabilirsiniz. Aklımda kalan rüya oldukça yazmaya devam ederim.



Geceydi.
Ekranda ne bir can barı vardı ne de açlık göstergesi. Hiçbir kullanıcı arayüzü yoktu. Sanki gerçekten oradaydım. Her şey rahatsız edici derecede gerçekçiydi.
Eski, büyük bir evin içindeydim. Tüm kapılar kapalıydı. Evin içi neredeyse zifiri karanlıktı; odaları aydınlatan tek şey pencerelerden süzülen solgun ay ışığıydı. Sessizlik insanın üzerine çöküyor, dışarıdan gelen boğuk uğultular ve yaratık sesleri ise bu sessizliği daha da ürkütücü hâle getiriyordu.
Aslında buraya yalnız gelmemiştim.
Birlikte erzak toplamış, güvende oluruz umuduyla bu eve sığınmıştık. Sonra beklediğim kişi hiçbir şey söylemeden ortadan kayboldu. Nereye gittiğini bilmiyordum. Daha da garibi, birlikte topladığımız erzaklar da yok olmuştu. Evde birkaç kasa dışında işe yarar hiçbir şey göremiyordum.
Evin mimarisi başlı başına bir tuzaktı.
Neredeyse her odada büyük pencereler vardı. Camlar dışarıyı kusursuzca gösteriyordu ama ne kadar sağlam olduklarını hissettiriyorlardı; sanki hiçbir güç onları kıramazdı. Bu beni koruyor olmalıydı... ama aynı zamanda dışarıdaki şeylerin de beni görebileceği anlamına geliyordu.
Şehir bomboş görünüyordu.
Sokaklarda dolaşan canavarlar sürekli etrafı tarıyor, av arıyormuş gibi başlarını sağa sola çeviriyorlardı. Ben de görünmemek için pencerelerden uzak duruyor, sürekli odadan odaya geçiyordum.
Salon...
Yatak odası...
Diğer yatak odası...
Sonra tekrar salon...
Hiçbir odada uzun süre kalamıyordum.
Bir odanın penceresi küçük çimenlik bir alana bakıyordu. Dikkatlice dışarıyı izlerken canavarlardan biri aniden durdu. Başını yavaşça bana çevirdi.
Beni görmüştü. Hiç düşünmeden bütün gücüyle eve doğru koşmaya başladı. Onun cama ulaşmasını beklemeden başka bir odaya kaçtım. Cam kırılmadı. O da içeri giremedi. Ama artık yerimi biliyordu.
Dakikalar geçtikçe dışarıdaki yaratıklar korkutucu olmaktan çıkıyor, evin içi daha ürkütücü bir hâl almaya başlıyordu.
Karakterim sanki yavaş yavaş aklını kaybediyordu. Olmayan sesler duyuyor, olmayan şeyler görüyordum.
Sonra onları fark ettim.
Karanlık köşelerde, hiçbir bedene ait olmayan iki parlak göz... Etrafları tamamen siyahtı. Sadece bana bakıyorlardı.
Odayı değiştirsem de...
Koridora çıksam da...
Başka bir pencerenin önüne geçsem de...
O iki göz hep oradaydı. Sanki evin kendisi beni izliyordu.
Bir süre sonra koridorda yeni bir şey belirmeye başladı.
Yüzü tanınmayacak kadar bozulmuştu. Başının ve yüzünün büyük kısmı kirli bezlerle sarılmıştı. Bazen yalnızca bana bakıyordu. Bazen ise üzerime doğru gelmeye başlıyordu.
Bir keresinde ona fazlasıyla yaklaşmıştım. Tam bana ulaşacakmış gibi hissettirdiği anda yine başka bir odaya kaçtım.
Evde dolaşırken köşelerde duran birkaç çelik kasa buldum. Belki içinde işime yarayacak bir şey vardır diye düşünerek kilitlerini açmaya başladım. İçlerinden ne çıktığını bugün bile hatırlamıyorum.
Ama her kapağı açtığım anda evin içinde yankılanan boğuk çığlıklar, metal sürtünmeleri ve tarif edemediğim korkunç sesler duyuluyordu. Sanki her açtığım kasa evin içindeki görünmeyen varlıkları biraz daha uyandırıyordu.
Artık dışarıdaki canavarlar...
Karanlıkta bana bakan iki göz...
Koridordaki sargılı adam...
Ve kasalardan yükselen o ürkütücü sesler...
Hepsi üst üste binmişti.
Gerilim dayanılmaz bir seviyeye ulaşmıştı. Kendi kendime sessizce mırıldandım.
"Yeter bu kadar."
Garip olan ise bunun bir rüya gibi hissettirmemesiydi. Sanki saatlerdir oynadığım gerçekçi bir korku oyunuydu.
Tam çıkmadan önce aklıma tuhaf bir fikir geldi.
"Birkaç SS alayım."
Üstelik rastgele değil... Güzel görünsün diye açı aradım. O karanlık evin içinde, bana bakan o iki gözün önünde birkaç ekran görüntüsü çektim.
Sonra oyunu kapattım.
Ekran karardı.
Ve tam o anda gözlerimi kendi odamda açtım.
Rüya bitmişti.


(Biraz ai dan yardım aldım ama kurgu değil tamamen bu gün gördüğüm rüya )
ben şahsen inanmıyorum bu tarz seylere ruya max 5 veya 15 dakika arasında oluyor bu kadar uzun seyi gorupte tam olarak hatırlamak uydurma geliyor veya ben bilmiyorum
 
ben şahsen inanmıyorum bu tarz seylere ruya max 5 veya 15 dakika arasında oluyor bu kadar uzun seyi gorupte tam olarak hatırlamak uydurma geliyor veya ben bilmiyorum
rüya uzun değil detaylar var sadece onun betimlemesini yaptığı için uzun gözükmüş. Bende değişik bir rüya görünce uyanır uyanmaz unutmamak için bir yere herşeyi ayrıntısıyla yazıyorum
 
ben şahsen inanmıyorum bu tarz seylere ruya max 5 veya 15 dakika arasında oluyor bu kadar uzun seyi gorupte tam olarak hatırlamak uydurma geliyor veya ben bilmiyorum
Sabah uyanınca yataktan kalkmadan, telefona uyanmadan vb bişe yapmayıp gözüm kapalı rüyayı düşününce çoğunu hatırlıyorum (tabi geri uyumamak lazım:)) dene istersen belki çoğunu hatırlarsın denemesi bedava zaten. Bende etkili şekilde işe yarıyor
 
Uykum da beni korkutan varlığı uyandım Zaman karşımda görmüştüm 10 Sene geçti hâlâ aklımdan çıkmıyor
 
rüya uzun değil detaylar var sadece onun betimlemesini yaptığı için uzun gözükmüş. Bende değişik bir rüya görünce uyanır uyanmaz unutmamak için bir yere herşeyi ayrıntısıyla yazıyorum
Parça parça hatırladım en sonda güzel gözüksün diye ai a attım ondan uzun gözüküyordur
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Uykum da beni korkutan varlığı uyandım Zaman karşımda görmüştüm 10 Sene geçti hâlâ aklımdan çıkmıyor
Benzeri banada oldu yatağın yanında askılık vardı. Uyandım bana dik dik bakan biri var. Geri uyudum sabah meğersem askılık imiş :| yerini değiştirdim
 
Parça parça hatırladım en sonda güzel gözüksün diye ai a attım ondan uzun gözüküyordur
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Benzeri banada oldu yatağın yanında askılık vardı. Uyandım bana dik dik bakan biri var. Geri uyudum sabah meğersem askılık imiş :| yerini değiştirdim
Benim gördüğüm mavi elbiseli beli belirsiz kadındı gece baya bağırarak uyandım karşıya bakımda orda duruyor du ondan sonra çok nadir bu tarz olayları yasadim
 
rüya uzun değil detaylar var sadece onun betimlemesini yaptığı için uzun gözükmüş. Bende değişik bir rüya görünce uyanır uyanmaz unutmamak için bir yere herşeyi ayrıntısıyla yazıyorum
bence sen issizsin knk isnan ruyalarini surekli yazarmi ya SDFGASDFGADGFADF
 
Yeni mesajlar Yeni Konu Aç  

SON KONULAR

Forum istatistikleri

Konular
1,224,327
Mesajlar
11,108,692
Üyeler
198,745
Son üye
raihoku
   
Geri
Top