Eskiden ben de böyle idim. "İslamcı ne imiş ulan, şucu, bucu ne imiş! Ben İslam tüccarı mıyım? Niye İslamcı diyorsunuz bana? -cı eki getirmeyin. Müslümanım ben! Böyle seslenin!" falan diye gezerdim. Şimdi geçmişe bakınca yaptığımı bir ergenlikten ibaret görüyorum. Marjinal olma çabası. Bu şekil bir düşünce sana pratikte hiçbir fayda sağlamaz. Kimse -cı ekini de bu maksatla kullanmıyor.
Nasıl ki milliyetçi dediğimizde milliyet tüccarı demeyi kast etmiyoruz, "Milletini seven ve ona bağlı olan, milletinin yükselebilmesi için elinden geleni yapmaya çalışan kişi." demeyi kast ediyoruz. İslamcı dediğimizde de din tüccarı demeyi kast etmiyoruz. Yaşadığı çağda elinde geldiğince İslam'ı savunan, tevhid düsturuyla hareket eden, bir davası olan kişileri kast ediyoruz.
Ve kişiler kendilerini böyle sıfatlandırdıklarında aidiyet hissettikleri dini yahut siyasi ideolojileri belirtmiş oluyorlar. Adamı tanımak için ek mesai sarf etmene gerek kalmıyor, onunla özel olarak diyaloga girmene gerek kalmıyor. İslamcıyım, Atatürkçüyüm, Batıcıyım vs. dediği vakit nasıl biri olduğunu az çok anlıyorsun. Kolaylık sağlıyor yani. Aynı şekilde düşünenlerin de organize olmasını, iletişime geçebilmesini kolaylaştırıyor.
Soru soruyor, hakaret etmiyor. Seninle aynı düşünmesi gerekmez. Konu hakkında bilgin varsa sorularını kendi çapında cevaplarsın. Bilgin yoksa da konuya yazmazsın. Çok tilt olduysan da herife, engeller geçersin. Bu tür bir yaklaşım doğru değil. Hakaret etse haklısın, cevap vermeye değmez. Zaten öyle bir şeyini görsem yazmam. Lakin kendince bir anlam arayışında belli ki.