Sorun yaratan benmiyim?

.Ardaa

80+ Silver
Katılım
27 Haziran 2023
Mesajlar
2,189
Reaksiyon skoru
595
Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
 
Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Yaw sal gitsin seni aşağılayan kız ile aynı yola çıkılmaz şu an yuva kurmadığınız insanları da kendinizden çok değer vermeyin kendi yoluna bak boşver o kız olmaz başka kız olur
 
Devir çok bozuk hocam safsın kimseye ederinden fazla değer verme hernekadar babası şey olsada değmez bak nasılda dolandırmış seni bu gene bir şey değil kızlar çok tehlikeli erkekleri birbirine düşürüyorlar sonrada gülerek eğleniyorlar resmen senin yanındada söylemiş nefret ediyorum vesaire sen git o çocuğu döv birbirinize girin diye yüzde 90 ihtimali falan boşver sal öyle kızdan hiçbişey çıkmaz daha geçen güngörende katledildi çocuk bıçaklayanda sırf kız beynini yıkadığı için mesela 2 tarafında hayatı bitti bu kızlar çok tehlikeli kimsenin peşindende koşma
 
Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Suzan hacigarip'in şarkısını bilir misin? "DEĞMEZ"
 
Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim.
Yaptığınız hata bu. Hiç kimseye kendinizden fazla değer vermeyin. Kızı da bırakın gitsin böyle ilişkisi varken başkaları ile ilişki yapan kişiden (Evet kişiden.) size hayır gelmez. Onu sevmeyi bırakın, 3 haftaya kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız.
 
zordayken kulanmış ihtiyacı kalmayıncada yenisine geçmiş buna zaten değmezmiş emin ol erken öğrendihin iyi oldu yapacak hiç bişi yok o pişman olup sana dönsede sen ona dönme çünkü bida yapar üzme kendini
 
Yani normalde yalnız biriysen böyle girince hayatına biri girince daha çok değer veriyorsun, duygularını ve kendini kullandırtma. Kızın ne yaptığını - yapmaya çalıştığını ancak tahmin edebiliriz, belki kıskandırmaktır, belki de sen yedek kulübesindeydin. İkincisi zaten kabul edilemez bir durum iken, ilkini zaten yapamamış arkadaşın dediği gibi birbinizi dövmenizi istiyordu belki en iyi ihtimalle "böyle bir şey olmasını istememiştim" der. Unutacaksın reis zaten son yılmış, büyük ihtimalle bir daha görmezsin, ilerdeki maçlar arasında düzgün olanı bulman dileğiyle.
 
Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Arda takıntılısın.
 
Kızın hayatında biri var. Kız sana olmaz demiş nesini anlamıyorsun? Takıntılısın işte. Zaten 12. sınıfsın herkes kendi yoluna gidecek. Bu işleri bırak da ders çalış. En azından gittiğin yol iyi olsun. Daha iyileri her zaman karşına çıkacak.
 
Takıntılısın, kızla sevgili bile olamamışsın gidip onun için kavga etmişsin, verdiğin ilgide kızın hoşuna gitmiş bir süre böyle gitmiş başka birini buluncada ilk fırsatta bırakmış seni, kızla tüm iletişimi kesip önüne bakman lazım son senenmiş zaten sınavına odaklan, üniversitede çok daha iyileri çıkar karşına.
 
Arda takıntılısın.
Kızın hayatında biri var. Kız sana olmaz demiş nesini anlamıyorsun? Takıntılısın işte. Zaten 12. sınıfsın herkes kendi yoluna gidecek. Bu işleri bırak da ders çalış. En azından gittiğin yol iyi olsun. Daha iyileri her zaman karşına çıkacak.
Takıntılısın, kızla sevgili bile olamamışsın gidip onun için kavga etmişsin, verdiğin ilgide kızın hoşuna gitmiş bir süre böyle gitmiş başka birini buluncada ilk fırsatta bırakmış seni, kızla tüm iletişimi kesip önüne bakman lazım son senenmiş zaten sınavına odaklan, üniversitede çok daha iyileri çıkar karşına.
haklısınız 🤠
 
Arda karşında ki kişi seni sevmiyor, sende onu sevmiyorsun. Aranızda çıkar ilişkisi varmış, sen ona moral motivasyon veriyormuşsun o da sana ihtiyaç duyduğun ilgiyi değeri veriyormuş. Muhtemelen hoşlanmışsındır çünkü ilk defa birinden değer gördüğünü hisseden herkes o değeri veren kişiye bağlandığını düşünür bu gayet doğal bir şey, herkesin başına gelebilir. Karşında ki kişinin sana verdiği değeri ilgiyi muhtemelen "o da mi benden hoşlanıyor" gibi algıladın, o kişi için sadece cepte görülen biriydin muhtemelen. Umarım ders almışsındır, boş ver gitsin.
 
Merhaba. Uzun bir zaman sonra birine karşı duygular besleyen biriyim. En son tam bir yıl önce böyle bir şey yaşamıştım ve bana göre bu gerçekten uzun bir süre. Neyse, konuya girmek istiyorum.
Duygular beslediğim kişi, iki yıldır aynı sınıfta olduğum bir sınıf arkadaşım. Bu iki yıl boyunca çok fazla muhabbetimiz olmadı; ta ki 12. sınıfın başına kadar. Okulun başından itibaren ona karşı sebebini tam olarak açıklayamadığım bir duygu hissetmeye başladım. Sanırım buna “âşık olmak” deniyor. Zamanla bu duyguyu ona açtım. Yaklaşık iki hafta boyunca aşırı samimi konuştuk. Sonrasında bana bunun zamanla olacak bir şey olduğunu söyledi, ben de kabul ettim.
Bu süreçte babası yaklaşık bir yıldır hastanede tedavi görüyordu. Böyle bir durumun insan psikolojisini ne kadar etkilediğini tahmin edersiniz; ister istemez dışa da yansıyor. Maddi olarak hiçbir desteğim olmadı, zaten buna ihtiyacı da yoktu. Ama manevi olarak elimden gelenin fazlasını yaptım. Onu her şeyden ve herkesten önde tuttum, kendimden bile fazla değer verdim. Gerçekten çok sevdim.
Beş ay boyunca karşılıklı olarak birbirimize destek olduk. Ben ona yardım ettim, o bana yardım etti. O dönem bana gerçekten değer verdiğini hissettim. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu yaşadım diyebilirim.
İki hafta öncesine kadar her şey böyleydi. Babası taburcu olup eve geldiğinde sınıfta öğrendi ve mutluluktan ağladı. Kimine göre saçma ya da “cringe” gelebilir ama bana göre değildi. Derste yanına gidip sarıldım, gözyaşlarını sildim, onu sakinleştirdim. Öğle molasında her zamanki gibi aşağı indik. Yemek yerken bana “Artık her şey değişecek ama bu değişen şeylerde sen olmayabilirsin” dedi. Bunu kötü anladım, kafamda farklı senaryolar kurdum ama üstünde fazla durmadım.
Bu arada ona takıntılı şekilde yaklaşan ve rahatsız eden bir çocuk vardı. Onu uyardım ama devam etti. Açık konuşmak gerekirse, bu çocukla ciddi bir kavga ettim. Kız bana bunun neden gerekli olduğunu, niye böyle bir şey yaptığımı sert bir dille sordu. Ben de buna izin vermeyeceğimi söyledim ve konu orada kapandı.
Geçen haftaya geldiğimizde, hayatında başka bir çocuk olduğunu öğrendim. Üç haftadır konuştuğu bir çocuktu ve bana kıyasla ona çok daha yakındı. Bunu bana o çocuk, Taha, kendisi söyledi. Mesajları gördüm. O an yaşadığım kalp sızısını tarif etmem zor; gerçekten başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Bunu kıza sordum, neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu söyledim. Bana “Seninle denedim ama olmadı, her şeyi takıntı hâline getiriyorsun, çok kıskanıyorsun. Seninle aynı yolda yürünmez” gibi şeyler söyledi. Üstelik o çocuk yanımdayken onu arayıp benim için “O benim hiçbir şeyim değil, ondan nefret ediyorum, her şeyimi bozuyor” gibi ağır sözler söyledi.
Birkaç gün çok kırıldım ama vicdanım ve merhametim ağır bastı, affettim. Sanki suçlu olan benmişim gibi bir psikolojiye girdim. Ama nafile… Sevgi ve aşk bazen tek başına yetmiyor. Kız tekrar tekrar “Asla birlikte olamayız” dedi.
Ben hâlâ onu seviyorum. Hayatımda ilk defa birinde bu kadar değer gördüğümü hissettim, kendimi değerli hissettim. Bana “takıntılı” diyebilirsiniz ama kesinlikle öyle değilim. Onu rahatsız edecek hiçbir davranışta bulunmadım.
Sizce neden böyle oldu? İleride bir ihtimal var mı? Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz.
Başlığa cevap vermem gerekirse senin suçun yok bea. Gönül işleri acısıyla tatlısıyla hayatın cilvesi hocam önünüze bakın hayat tesadüflerle dolu bir bakmışsın başka birisi karşına çıkıverir.
 
Geri
Top