Üniversite okumanın değeri kaldı mı?

" Üniversite okumak mantıklı mı" gibi endişeleri olan birisi %90 lik dilime girer gibi sanki
Öyle demek pek doğru olmayabilir, tartışmaya açık bir konu
ne desem bilemedim. ya en iyisi ol ya da hiç olma çıkarımını yapıyorum buradan
Bence yanlış bir çıkarım, seveceğin bir alanı seçersen mutlu olursun sadece; mesela derslerim aşırı zor olmasına rağmen öğrenirken aşırı eğleniyorum çünkü zaten bilgisayarlara, donanıma ve bu tarz şeylerin nasıl çalıştığını öğrenmeye isteğim vardı, aslında üniversiteye zorunluluk olarak değil de basamak olarak bakmak lazım o basamak da seni ileriye götürecek bir gelişim noktası, sonucunda üniversiteyi 'hiç olarak' bitirsen bile kendi geliştirirsen zaten fark yaratırsın illa derslerde vs. en iyisi olmak zorunda değilsin yani
bölümün ne hocam , mühendislik falan mı en azından ?
Bilgisayar mühendisliği okuyorum şuan, benim seçtiğim sene bitecek vs. dediler ama sevdiğim için gene seçtim, ayrıca benim gibi seçmeyi düşünen arkadaşlar da varsa söyleyeyim seviyorsanız korkmadan seçebilirsiniz zaten bu severek öğrenme süreci o kadar akıcı oluyor ki farkında olmadan rakiplerinizin çoğuna fark atıyorsunuz.
 
eğer zenginsen network ayağına gelip seni buluyor. para yoksa network de yok. Mesela en yakın akrabalarımız son 5 yılda babamı aramayı bıraktı. Bunu gözle görebildiğim ilk gün 22 aralık 2021 yani Türkiyenin soyulduğu günden bir gün sonrasıydı. Ayda yılda bir arayanlar artık 5 yılda bir arar hale geldi. Bu kişiler arasında amcalarım dayılarım da var. Mahallede iflas eden bir müteahhit vardı adam torpil yuvasının tekiydi, herkes bir işi düştüğünde adamı bulup rüşvetle yaptırıyordu. Adamın düğününe belediye başkanı geliyor yani daha nasıl anlatayım, bu iflas ettiken sonra selamını bile almamaya başladılar. Öve öve bitiremedikleri her işi halleden adama hırsız demek için iflas etmesini beklemişler. Eğer eski gücünde olsaydı yemin ederim ki laf söylemeye korkardılar. Bu adam çok saftı ve sadece birilerinin akrabası olduğu için güçlüydü gelen geçen düğün dernek organizasyon parasını buna kilitliyordu. Babam networku olmayan adam müteahhit de doğuştan networku olmasına rağmen aklını kullanamayan adam örneği. Üniversitede derslerden çok ortam yani çevre kasmak gerekliyse bu da çok riskli bir iş herhangi bir olay tüm itibarımızı 1 dakkada silip atmaya yetiyor. Networkteki kişiler de kendi çıkarlarının korunması şartıyla networkte kalıyor. Sıradan bir üniversitede okuyacak öğrencilerin maddi durumları ve ailelerinin hangi kitleye mensup olduğu tahmin edilebilir. Babası çiğköfteci olan birinin bana faydası olamaz, haliyle benim de ona faydam olmaz. Eğer dostluk ve samimiyet içeren karşılıksız ilişkiler kasarsak bunlar da eninde sonunda paraya bağlanacak. En iyi arkadaşımızın 1000 tl alacak için günde 4 kere araması bizi memnun etmez. Boğaziçinde okuyan ve babası fabrikatör olan bir arkadaş her isteğimizi yerine getirecektir fakat işin sonunda onu kullandığımızı düşünüp tüm bağını koparacaktır. Çıktığımız her yolun ilk tümseği para değil de ne ki... Sonuçta farklı kültürleri deneyimlemek için de para gerekiyor, kültürler yeme içmeden hayat biçiminden giysilerden vs. oluşuyor haliyle bunlar da parayla deneyimleniyor. Üniversitelere iş bulma kurumu gibi bakmasak bile iş bulma ihtiyacını networkteki biri aracılığıyla halletmeye çalışacağız yani fakirsek her türlü "muhtaç" kalacağız. şuan düşünmekten başka kültürel sermayem yok ve mutluyum
Hocam dediğiniz birçok şey doğru ama eksik . Örneğin paran varsa network ayağına gelir doğru ama mesela okulda 3 4 arkadaşımız bile olsa ve onlarla güzel zamanlarımız olsa ardından ileridede size bir iş , görüşme veya bir yemek ayarlasalar dahi işinize yarar . Hadi maddiyatı geçtim okurken bahar şenliğine beraber gitseniz , beraber konuşmalara gitseniz dahi en azından birbirinizi psikolojik olarak desteklemiş olursunuz .
Hocam arkadaş ile network birbirinden farklı mevzular , o anlamda kullanmamış olabilirim önceki yazımda ancak arkadaş dediğin kara günde vs.de yanında olur . Çıkar ve şöhret korunması süresince senle birlikte olmaz. Arkadaşlıkta kimin babası neyciymişde önemli değildir , kaçımız arkadaşlarımızı ailelelerine göre seçiyoruz . Network ise bir ağdır ; yaparsın işini , takdir görürsen şöhretin yayılır ve daha fazla kişiyle çalışma fırsatın olur ama samimiyet ne kadar olur tartışılır.
Farklı kültürleri , aktiviteleri değinme mevzusu ise evet paraya bağlı ancak her aktivite pahalı olmak zorunda değil . Örneğin sahilde yürüyüş , tarihi yerleri birlikte gezmeler , kulüp etkinlikleri gibi uygun fiyatlı şeylerden yararlanarakda kendimize bir şey katabiliriz .
Son olaraksa network'e mutlak bir şekilde muhtaç olacağımızı düşünmüyorum , güzel yetkinliklere sahip birinin ortada kalmasının zor olduğunu düşünüyorum . Kaldı ki network'e muhtaç kalmak kpss'ye muhtaç kalmaktan herhalde daha iyidir .
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Öyle demek pek doğru olmayabilir, tartışmaya açık bir konu

Bence yanlış bir çıkarım, seveceğin bir alanı seçersen mutlu olursun sadece; mesela derslerim aşırı zor olmasına rağmen öğrenirken aşırı eğleniyorum çünkü zaten bilgisayarlara, donanıma ve bu tarz şeylerin nasıl çalıştığını öğrenmeye isteğim vardı, aslında üniversiteye zorunluluk olarak değil de basamak olarak bakmak lazım o basamak da seni ileriye götürecek bir gelişim noktası, sonucunda üniversiteyi 'hiç olarak' bitirsen bile kendi geliştirirsen zaten fark yaratırsın illa derslerde vs. en iyisi olmak zorunda değilsin yani

Bilgisayar mühendisliği okuyorum şuan, benim seçtiğim sene bitecek vs. dediler ama sevdiğim için gene seçtim, ayrıca benim gibi seçmeyi düşünen arkadaşlar da varsa söyleyeyim seviyorsanız korkmadan seçebilirsiniz zaten bu severek öğrenme süreci o kadar akıcı oluyor ki farkında olmadan rakiplerinizin çoğuna fark atıyorsunuz.
Hocam o bölüm bitmezde rekabet çok . Tıpın mühendislik versiyonu adeta sıralamalarda . İş bulmaya gelince Tr sıkıntılı , yurt dışında ise hintliler ağızları açık bir şekilde orada bekliyorlar . Ama tabi sevilerek yapılancak bir meslekte diğer geri kalanlar önemsizdir
 
Hocam o bölüm bitmezde rekabet çok . Tıpın mühendislik versiyonu adeta sıralamalarda . İş bulmaya gelince Tr sıkıntılı , yurt dışında ise hintliler ağızları açık bir şekilde orada bekliyorlar . Ama tabi sevilerek yapılancak bir meslekte diğer geri kalanlar önemsizdir
Hintliler yeni dilleri belki öğrenmede değil ama, konuşmada ve yeni ortama entegre olmada çok geride ve başarısızlar çoğunlukla farklı seçenek bulunmadığı için tercih ediliyorlar seçenek olsa tercih edilmezler pek, onun dışında dediklerine katılıyorum rekabet inanılmaz ama kafası çalışan arkadaşların kesinlikle girmesi lazım çünkü en basit donanım-bilgisayar seviyesindeki algoritmalar için önceden bulunan inanılmaz çözümler var gerçekten dahi birileri yapmış diyorsun, kim bilir belki yeni atılımları veya bu tarz çözümleri de bizim gibi yeni jenerasyondan birileri yapar
 
devlete kapak atarsan olur ataması olan bölüm okunur
 
Bazı bölümler kişiye, bazıları okula bakar. En tepe üniversiteler her zaman iyidir ama örnek olarak bir iç mimarlıkta ortalama seviyenin üstünde bir okul ile apartman okulunun farkı neredeyse yok. Projelere, program bilgisine, hayal dünyasına, yaratıcılığa, portföye bakar daha çok.
 
İzmarite eyvallah ama o adamın diploması olmadan yüksek bir rütbede görev yapmasını sağlayan ne? ya da kim, kimler.
Gerekli şartları ve sınavları sağlamadan rütbe atlayamazsın. Dünyanın en kötü komutanı da olsa oraya gelirken eğitimlerden ve sınavlardan geçiyor. 4 yıllık okulundan mezun olup.
 
Gerekli şartları ve sınavları sağlamadan rütbe atlayamazsın. Dünyanın en kötü komutanı da olsa oraya gelirken eğitimlerden ve sınavlardan geçiyor. 4 yıllık okulundan mezun olup.
hayır ciddiyim, defalarca cimere ihbar edilmiş ama hala görevde. tasmasını tutanlar seçimi kaybederse büyük harflerle adını soyadını yazacağım
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Meslek edinip kendi mesleğini yapacaksın kendini işini geliştirip paraya para demeyeceksin, üniversite okuduktan sonra okumayanların sana 3-5 kuruşa patron olmasındansa.
hep merak etmişimdir neden böyle oluyor diye
 
Hocam dediğiniz birçok şey doğru ama eksik . Örneğin paran varsa network ayağına gelir doğru ama mesela okulda 3 4 arkadaşımız bile olsa ve onlarla güzel zamanlarımız olsa ardından ileridede size bir iş , görüşme veya bir yemek ayarlasalar dahi işinize yarar . Hadi maddiyatı geçtim okurken bahar şenliğine beraber gitseniz , beraber konuşmalara gitseniz dahi en azından birbirinizi psikolojik olarak desteklemiş olursunuz .
Hocam arkadaş ile network birbirinden farklı mevzular , o anlamda kullanmamış olabilirim önceki yazımda ancak arkadaş dediğin kara günde vs.de yanında olur . Çıkar ve şöhret korunması süresince senle birlikte olmaz. Arkadaşlıkta kimin babası neyciymişde önemli değildir , kaçımız arkadaşlarımızı ailelelerine göre seçiyoruz . Network ise bir ağdır ; yaparsın işini , takdir görürsen şöhretin yayılır ve daha fazla kişiyle çalışma fırsatın olur ama samimiyet ne kadar olur tartışılır.
Farklı kültürleri , aktiviteleri değinme mevzusu ise evet paraya bağlı ancak her aktivite pahalı olmak zorunda değil . Örneğin sahilde yürüyüş , tarihi yerleri birlikte gezmeler , kulüp etkinlikleri gibi uygun fiyatlı şeylerden yararlanarakda kendimize bir şey katabiliriz .
Son olaraksa network'e mutlak bir şekilde muhtaç olacağımızı düşünmüyorum , güzel yetkinliklere sahip birinin ortada kalmasının zor olduğunu düşünüyorum . Kaldı ki network'e muhtaç kalmak kpss'ye muhtaç kalmaktan herhalde daha iyidir .
şahsen böyle düşünmüyorum ve böyle düşünen çok az insan tanıyorum. güzel yetkinliğe sahip olup ortada kalan binlerce kişi olduğunu biliyoruz. bir fotoğraf çekme yarışmasında derece yapıp vize alamayan, ödülü de gümrükte imha edilen abimiz bu durumun en güncel örneği. https://eksisozluk.com/emin-corus--8101709 bazı şeyler değişmedikten sonra kişinin gelişip değişmesi işe yaramıyor zaten sonuç odaklı ve yozlaşmış bir toplumda yaşıyoruz. başarı mı daha önemlidir yoksa başarıyı ödüllendirecek kişinin vizyonu mu ? (bunlar genelde vasıfsız olurlar ve başarının boyutunu onların kararı belirler) . Tübitaktaki mistik imamhatip projelerini ve reddedilen harika projeleri illa görmüşsünüzdür. Network veya arkadaşlıklarda da söylediklerim geçerliydi. Dünyanın kendisi para üstüne kurulu ve bunu kimse değiştiremez. Belki ben arkadaşımı ailesine göre seçmem ama o beni aileme bakarak değerlendirebilir. Bu bile paranın konuştuğunun göstergesi değil midir ? silah kaçakçısı mafya özentisi bir ailede doğsam bana mesafeli yaklaşılır, görece en*yi bir bakkalcının oğlu olsam ben de en*yi sanılabilirim. bunların olması için tanışmaya konuşmaya bile gerek yok. 4 saniyede bir önyargı yapacak şekilde evrimleşmişiz. lafın kısası para ve network (aileden gelen) kazanır, kazandırır
 
  1. Üniversite sadece meslek edinmek için gidilmez.
  2. Üniversitenin önemli olduğu kadar kişinin de ilgisi/çabası önemli.
  3. Şu an beyaz yakalılar çok gömülüyor, mavi yaka/esnaf dilden düşmüyor ancak hiçbir meslek en iyisi olamaz çok basit bir arz talep dengesi var. Bir mesleğin şartları ne kadar iyileşirse arz artar talep sabit kaldığı için kârlılığı düşer. YKS sınavına girişler azaldı insanlar esnaf/mavi yaka işlere yöneldi eskiden 10 kaporta ustası varken artık 100 tane olacak. Talep aynı kalacak. Belki bi 10 yıl sonra beyaz yaka övülmeye başlanacak. Bu bir döngü, 20 30 yıl önce beyaz yaka övülüyordu. Ayrıca yüksek enflasyon her zaman beyaz yakanın aleyhine esnafın lehinedir. Ülkemizin mevcut durumu da buna zemin hazırlıyor ama enflasyon her zaman yüksek olacak diye bir şey yok. Sonuç olarak siz bu mesleği en az 40 50 yıl yapacaksınız o nedenle mevcut şartlara göre değil sevdiğiniz mesleği yapmaya bakın.
 
Yeni mesajlar Yeni Konu Aç  

   

SON KONULAR

Forum istatistikleri

Konular
1,216,090
Mesajlar
11,017,920
Üyeler
196,891
Son üye
caesar142
Geri
Top