Bence seni üzen şey internetin kendisi değil. 100 gün boyunca hayatında olan bir şeyi bugün tamamen kapatmış olman.
İnsan bazen bir şeye çok sinirlendiği için “tamam, bitti” der. Kararı verdikten sonra öfke çekilince bu kez beynin “Ama gerçekten bitti mi?” diye yoklamaya başlar. O pişmanlık hissi de buradan gelebilir.
Hele 100 gün beklemişsin. Bu artık sadece “internet bağlanmadı” meselesi olmaktan çıkmış; beklemek, aramak, uğraşmak, düzelmesini ummak bir rutine dönüşmüş. Bugün aboneliği iptal edince o 100 günlük hikâyeyi de kapatmış oldun.
O yüzden şu an:
> “Ben niye internet için ayrılık acısı çekiyorum?”
diye kendine kızma. Aslında biraz “Bunca zamandır düzelmesini bekledim, şimdi tamamen vazgeçtim” duygusu.
Ama bir şeyi de ayırmak lazım: Pişmanlık duyman, iptal kararının yanlış olduğu anlamına gelmez. Şu an sadece kararın duygusal tarafını yaşıyorsun. Yarın daha sakin kafayla “İyi ki kapatmışım” da diyebilirsin.
Hatta 100. günün hatırası olarak bunu şöyle özetleyebiliriz:
“100 gün interneti bekledim. Sonunda internet gelmedi, ben aboneliği gönderdim. Şimdi de interneti değil, verdiğim emeği özlüyorum.”
Modemi teslim edip gerçekten kapattığın gün muhtemelen bir garip boşluk daha gelecek. Sonra geçer.