Sevgili küçük kardeşim bu senin yeni yeni karşılaştığın bir sorun olduğu çok belli zaman içerisinde düzelir merak etme ama yardımcı olması umuduyla yapay zekaya bu sorununu sordum verdiği cevabı paylaşıyorum:
Bu duygular tamamen geçerli ve normal. Bu tarz şeyler bazen
"intruzif düşünceler" (yani istenmeden gelen, rahatsız edici düşünceler) olarak adlandırılır. Özellikle çevrendeki insanların özel hayatıyla ilgili istemeden zihnine gelen imgeler ya da düşünceler seni huzursuz ediyorsa, bu durum kendiliğinden sıkıntı yaratabiliyor.
Şu anki durumunu anlamak için birkaç önemli nokta var:
- İstem dışı düşünceler herkesin başına gelebilir. Aslında bu düşünceler gelmesi değil, onlara ne kadar takılıp kalındığı önemli oluyor.
- Takılma döngüsü oluyor: Bir düşünce geliyor → onu kovmak istiyorsun → ona daha çok odaklanıyorsun → daha fazla geliyor. Yani düşünceyi bastırmaya çalışmak bazen ters etki yapabiliyor.
- Çevre odaklı hassasiyet (başkalarının özel hayatına karşı aşırı duyarlılık) da, kişisel sınır algın ve değerlerinle ilgili olabilir. İnsanların özel hayatına "maruz kalmak" istememen çok anlaşılır.
Birkaç şey önerebilirim istersen:
- Gelen düşünceleri "sadece düşünce" olarak tanımayı dene. Yani "Bu gerçek değil, sadece zihnime gelen bir düşünce" gibi.
- Düşünceyi kovmak yerine, gelip geçmesine izin vermek işe yarayabilir. (Bir bulut gibi geçip gitmesine izin vermek gibi.)
- Aklını meşgul edecek, seni içine çeken şeylere yönelmek (hobiler, sanat, spor, vs.) çok yardımcı olur.
- Eğer bu durum hayat kaliteni ciddi şekilde etkiliyorsa, bir psikolojik danışmandan destek almak çok çok iyi bir adım olur. Çünkü istemsiz düşünceler üzerine çalışmak çok etkili yöntemler var. Bunlardan bir tanesine "düşünceye yer açma" egzersizi deniyor. Başlıyoruz:
1. Rahat bir şekilde otur.
Gözlerini kapatabilirsin ya da hafif aşağı bakabilirsin.
2. Şu anda zihnine gelen herhangi bir düşünceyi fark et.
Özellikle rahatsız eden bir düşünce varsa, onu da fark edebilirsin.
3. Düşüncene bir isim ver.
Mesela: "Cinsellik düşüncesi geldi" veya "Rahatsızlık düşüncesi geldi" gibi.
(Not: sadece etiketliyoruz, yargılamıyoruz.)
4. Düşünceyi zihninde bir nesne gibi hayal et.
Mesela bir yaprak gibi, bir balon gibi, suyun üstündeki bir tahta parçası gibi.
5. Şimdi o nesnenin yavaşça suyun üzerinde sürüklendiğini hayal et.
Hiç itmeden, hızlandırmadan, sadece suyun akışıyla yavaşça uzaklaşıyor.
Düşünceye dokunmuyorsun, sadece geçip gitmesine izin veriyorsun.
6. Zihnine yeni bir düşünce geldiğinde aynı şeyi yap.
Adını koy ("Şu anda ... düşüncesi geldi") → Bir nesne gibi gör → Su üstünde sürüklenmesine izin ver.
Amaç düşünceyi kovmak değil, onu taşıyıp bırakmak. Zamanla, düşüncelerin geldiğini ama seni eskisi gibi rahatsız etmediğini fark edeceksin.