LinuX sizin için sadece bir araç değil, birlikte büyüdüğünüz bir arkadaş gibidir. Eğer ona ayıracak zamanınız varsa, onu hayatınıza dahil edebilirsiniz.
Siz onu kendi zevklerinize göre özelleştirip biçimlendirirken, o da sizin sabrınızı sınar ve sınırlarınızı zorlar. Aslında size en çok da kendinizi tanımayı öğretir.Başka bir sürü işiniz varken bir sorun çıkar, çözemezsiniz ve saatlerinizi ona harcamak zorunda kalırsınız. İşte aranızdaki o kopmaz bağ tam da bu anlarda güçlenir. Birlikte geçirdiğiniz zaman, ona verdikleriniz ve onun size kattıkları, birbirinizden ayrılmanızı zorlaştırır. Kullandığınız tüm uygulamalar dahi size özeldir; çünkü siz öyle olmasını, farklı olmasını istemişsinizdir.
Fakat bir gün bir güncellemeden sonra , yaptığınız ayarlarınız darmadağın olur. Belki bilgisayarınız hiç açılmaz, sizi sadece bir konsol ekranı karşılar. Basit bir oyuna girebilmek için tüm uyumluluk araçlarının altını üstüne getirirsiniz, sonunda sorunun bambaşka bir şeyden kaynaklandığını öğrenirsiniz.Yine de size çok değerli bir şey öğretir: Korktuğunuz şeyler aslında o kadar da korkutucu değildir ve bozduğunuz her şey bir şekilde düzeltilebilir. Hayat devam eder. Yeni bir hobi edinmek, yeni bir "arkadaşla" zaman geçirmek istiyorsanız ve buna ayıracak vaktiniz varsa Linux tam size göredir.
Şunu unutmayın: Windows kullanan çoğu kişi Windows'u bilmez bile, ama Linux kullanan herkes Linux'u bilir; üstelik Windows'u da, macOS'u da bilir. Çünkü bu sıradan bir kullanım değil, bir tutkudur. Evet, bazen hevesler kırılabilir, arzular tükenebilir. Belki bir gün onu arkanızda bırakıp gidersiniz ama yaşadığınız o anılar hep sizinle kalır.
Alıntıyı görüntüle
İşin edebiyatını bir kenara bırakıp asıl meseleye, kendi deneyimlerime gelirsek... Keşke hiç sorun olmasa diyorum ama var ve ben yine de kullanmaya devam ediyorum. Örneğin, tam 1,5 yıl boyunca çözemediğim bir ekran parlaklığı sorunum vardı. Nvidia ekran kartım sağ olsun, şu an çözmüş olsam da her güncellemeden sonra ayarım uçuyor ve tekrar halletmem gerekiyor. Oyunlarda ve uygulamalarda harici ekran kartını kullanmak yerine inatla dahili grafiğe geçmeye çalışması, yine Nvidia yüzünden ekranın hiç açılmayıp beni terminal ekranıyla baş başa bırakması... Bunları tek tek çözmek, hatta sadece işletim sistemini kişiselleştirmek için harcadığım saatler, inanılmaz vaktimi aldı.Eğer Linux'u bir hobi edinecek kadar vaktiniz yoksa ve hayatınız yoğunsa, zaten bilgisayarla bu kadar derinlemesine uğraşmıyorsunuzdur. İşin garip tarafı, şansınız yaver giderse Linux'u kurduğunuzda hiçbir sorunla da karşılaşmayabilirsiniz. Ben ilk kurduğum dağıtımda sıfır sorun yaşarken, "çok daha iyi destekleniyor" denilen bir başka dağıtıma geçtiğimde üst üste hatalarla boğuşmuştum. Bu beni üzmedi belki ama epey yordu. Şu an Linux kullanmaktan memnunum ancak ilerleyen zamanlarda, işler yoğunlaştığında bu dertlerle uğraşmak insanı gerçekten daraltabilir; yani bu memnuniyetim baki kalmayabilir.
Yine de Windows'a dönmek mi? Asla, kullanamam, ihanet sayarım. Apple ve Mac'ten bahsetmiyorum bile! Özümüzde Android'ciyiz sonuçta kardeş. Gerçi son zamanlarda yeni Android sürümleri bile o eski özgür ruhumuza aykırı hissettiriyor. (Neyse ki Samsung'da Good Lock var da durumu kurtarıyoruz).
Ha, bu arada... I use Arch btw.= ben archtaki zorlukları gördüm demektir
yakında değerli gördüğüm kullandığım araçları ekleyeceğim